Bugging türkçesi Bugging nedir

  • Dinleme cihazı yerleştirmek.
  • Kızdırmak.
  • Casus dinleme cihazı ile dinleme.
  • Can sıkmak.
  • Böcekle dinleme.

Bugging ile ilgili cümleler

English: What's bugging you?
Turkish: Senin canını sıkan nedir?

English: Stop bugging me.
Turkish: Benim canımı sıkmayı bırak.

English: What's bugging Tom?
Turkish: Tom'u ne kızdırıyor?

English: What's really bugging you?
Turkish: Gerçekten canını ne sıkıyor?

English: You're bugging me.
Turkish: Beni kızdırıyorsun.

Bugging ingilizcede ne demek, Bugging nerede nasıl kullanılır?

Bugging device : Böcek. Casus dinleme cihazı.

Console debugging : Konsoldan hatadan arındırma. Konsolla hatadan arındırma.

Debugging : Yanlış ayıklama. Yanlışlığı (yanlışı veya yanlışları) ayıklama. Ayıklama. Hata ayıklama. Düzeltme. Bk. izlence düzeltme. Onarma. Bulup giderme. Hata ayıklayıcı. Hata gideriliyor.

Debugging program : Hata bulucu program.

Dynamic debugging technique : Dinamik hata giderme tekniği.

Bugger : Öfkelendirmek. Bozmak. Tip. Sinirlendirmek. Kimse. Alçak herif. Kulampara. Hayvancağız. Mahvetmek. Oğlancılık etmek.

Bugged : Gizli dinleme cihazı yerleştirilmiş. Gizli bir dinleme cihazı bulunan oda veya nesne. Gizlice dinlenmiş. Kızgın. Sinirlenmiş. Öfkelenmiş.

Dynamic error debugging : Dinamik hata bulma ve giderme.

 

Buggies : İki kişilik araba. Çocuk arabası. Böcek dolu. Akılsız. Fayton. Japon arabası. Delice. Brıçka. İki tekerlekli hafif araba. Böcekli.

Buggier : Böcekli. Delice. Akılsız.

İngilizce Bugging Türkçe anlamı, Bugging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bugging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Angering : Hiddet. Fitil vermek. Kızgınlık. Sinirlendirmek. Sinir. Öfke. Öfkelendirmek. Hiddetlendirmek. Darıltmak.

Antagonised : Düşmanlığa sebep olmak. Aleyhine çevirmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumete sebep olmak. Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Karşı koymak. Kışkırtmak. Karşı çıkmak.

Antagonizing : Kışkırtmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak.

Angered : Sinirlendirmek. Darıltmak. Kızdırılmış. Sinirlendirilmiş. Öfkelendirmek.

Bother : Sinir bozmak. Sıkmak. Musallat olmak. Daraltmak. Zahmet etmek. Sıkıntı. Zahmet. Canını sıkmak. Takmak.

Antagonise : Düşman etmek. Karşı çıkmak. Husumeti tahrik etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Kışkırtmak. Düşmanlığa sebep olmak. Karşı koymak. Aleyhine çevirmek. Husumete sebep olmak.

Chagrining : Ümidini kırmak. Utandırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Sıkmak. Tasalanmak. Rezil etmek. Gücenmek. Üzmek. Üzülmek.

Antagonising : Husumete sebep olmak. Aleyhine çevirmek. Düşmanlığa sebep olmak. Karşı çıkmak. Düşman etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumeti tahrik etmek. Karşı koymak. Kışkırtmak.

Antagonizes : Kışkırtmak. Karşı çıkmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek.

Importuned : Israrla istemek. Sıkboğaz etmek. Tutturmak. Başının etini yemek.

 

Bugging synonyms : viatication, viaticus, mail order buying, dismays, annoys, annoy, bellying, catalog buying, protrusive, importune, importunes, shopping, purchasing, antagonises, antagonized, chagrin, dismay, anger, purchase, aggravate, antagonize, chagrins, bothering, act up, bellied, bug, angers, bulbous, protuberant, bothers, bulgy, aggravates.

Bugging zıt anlamlı kelimeler, Bugging kelime anlamı

Intrusive : Sırnaşık. İzinsiz giren. Zorla içeri giren. Zorla giren. Araya giren. İzinsiz ve davetsiz giren. Kullanışsız. Elverişsiz. Mütecaviz. Davetsiz.

Quiet : Gürültüsüz. Dingin. Sakin. Sessizlik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yatıştırmak. Susmak. Huzurlu. Sakinleştirmek. Yatışmak.