Bulaşıcı trakeobronşit nedir, Bulaşıcı trakeobronşit ne demek

Bulaşıcı trakeobronşit; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Köpeklerde klinik olarak sert, kalıcı ve nöbet biçiminde amaçsız öksürükle belirgin ve parainfluenza- 2, canine adenovirus-2 ve canine distemper virüsleri tarafından oluşturulan, özellikle fazla sayıda hayvanın bir arada tutulduğu barınaklarda görülen bulaşıcı hastalık, enfeksiyöz trakeobronşit, köpek barınağı öksürüğü.

Bulaşıcı trakeobronşit anlamı, tanımı

Trak : Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, korkuya kapılması, rolünü unutması

Trakeobronşit : Soluk borusu ve bronşların birlikte yangısı.

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Trake : Soluk borusu. Eklem bacaklılarda bulunan özel solunum kanalları.

Enfeksiyöz trakeobronşit : Bulaşıcı trakeobronşit.

Köpek barınağı öksürüğü : Bulaşıcı trakeobronşit.

Bulaşıcı hastalık : Mikrop, parazit, virüs vb. hastalık etkenleriyle yayılan hastalık.

Enfeksiyöz : Enfeksiyonun neden olduğu, enfeksiyon yapan, enfeksiyöz hastalık oluşturucu, infeksiyöz. Bir canlıdan diğer bir canlıya kolayca geçebilen, bulaşıcı. Enfeksiyon yapan, bulaşıcı hastalık meydana getirici.

Distemper : Hayvanlardaki bulaşıcı bir grup hastalığın ortak adı.

 

Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Virüsler : Bir protein kılıf ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal DNA ya da RNA'dan oluşan, influenza virüsü gibi bazı virüslerde nükleik asidi birkaç parçadan oluşabilen, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfları olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler. Nükleik asidi DNA ya da RNA oluşuna göre, morfolojilerine ve kılıf bulunup bulunmadığına göre gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Helikal virüsler, çok şekilli virüsler, kılıflı virüsler, kompleks virüsler, tek iplikli DNA virüsleri, çift iplikli DNA virüsleri, tek iplikli RNA virüsleri, tek iplikli ve kılıflı RNA virüsleri gibi.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Öksürük : Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması. Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı.

Amaçsız : Amacı olmayan, gayesiz. Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş.

Barınak : Barınılacak yer, melce.

Hastalı : Hastalıklı.

Diğer dillerde Bulaşıcı trakeobronşit anlamı nedir?

İngilizce'de Bulaşıcı trakeobronşit ne demek ? : infectious tracheobronchitis