Trak nedir, Trak ne demek
Trak; Tiyatro alanında kullanılan bir sözcüktür.
Tiyatro'daki anlamı:
Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, korkuya kapılması, rolünü unutması.
Trak ile ilgili Cümleler
- Babası bir traktör sürücüsüydü ve annesi bir tekstil fabrikasında çalıştı.
- Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.
- Traktörü sürebilir miyim?
- Daha fazla traktörler daha az at ve katır anlamına geliyordu.
- Tom'un eski traktörünü gerçekten satın almayacaksın, değil mi?
- Traktörler atların ve katırların yerini aldı.
- Bir traktör için kamyonunu satabilirsin.
- Onun babası bir traktör sürücüsüydü.
- Bu çiftçi traktör yerine atlara sahip.
- Çiftçi traktörünü ahırda tutar.
- Ali oyuncak traktörü ile oynadı.
Trak hakkında bilgiler
Traklar, Antik çağda bugünkü Trakya, Bulgaristan ve Kuzey Yunanistan'da yaşamış, MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender'in topraklarını ele geçirmesiyle asimile olmuş bir kavimdir. Herodot'a göre Hindulardan sonra dünya üzerindeki en kalabalık halk idiler. Bu kavmin en önemli boylarını Odris Krallığı, Getae ve Daklar teşkil etmekteydi. Astai: Yıldız dağlarında oturmuş olanlar
Apsintiler: Enez doğusunda oturmuş olanlar
Binnai: Meriç'in orta ve aşağısında oturmuş olanlar
Bessalar: Rodop ile Haimos arasındaki vadilerde oturmuş olanlar
Bettegerriler: Edirne civarında oturmuş olanlar
Bisaltlar: Akte yarımadasında oturmuş olanlar
Bistanlar: Ege kıyılarında oturmuş olanlar
Briantlar: Semadirek adası karşısında oturmuş olanlar
Danthaletler: Yukarı Vardar bölgesinde oturmuş olanlar
Darsiler: Aşağı Vardar mecrasında oturmuş olanlar
Digerler: Rila vadisinin kuzeyinde oturmuş olanlar
Drugeriler: Orta Meriç bölgesinde oturmuş olanlar
Hedonlar: Aşağı Vardar vadisinde oturmuş olanlar
Tynler: İğneada ve midye bölgesinde oturmuş olanlardır. Trakların en savaşcı halkıdır
Kainoiler: Marmara sahilinde oturmuş olanlar
Kebreniler: Arisbos çayı üzerinde oturmuş olanlar
Kikonlar: Biston gölü civarında oturmuş olanlar
Kovpiller: Dedeağaç bölgesinde oturmuş olanlar
Kalopothaklar: Enez'in güneyinden gelibolu yarımadasına kadar olan bölgede oturmuş olanlar
Ladepsoylar: Ergene vadisinde oturmuş olanlar
Mygdonlar: Axias ile vardar arasında oturmuş olanlar
Nipsoylar: Kıyılara yakın yerlerde oturmuş olanlar
Odomantlar: Aşağı vardar vadisinde oturmuş olanlar
Odrysler: Tunca vadisinden sahile kadar olan bölgede oturmuş olanlar
Paitler: Aşağı meriç'ten melas nehrine kadar olan bölgede oturmuş olanlar
Pieresler: Makedonya'dan sürülmiş olanlar
Pyrageriler: Arsuz bölgesinde oturmuş olanlar
Saioylar: Taşoz civarında oturmuş olanlar
Sapailar: Bistanis gölü ve rodopların içine kadar olan bölgede oturmuş olanlar
Satrailer: Rodoplarda oturmuş olanlar
Selletler: Balkanlarda oturmuş olanlar
Serdailer: Sofya civarında oturmuş olanlar
Setonlar: Pallene yarımadasında oturmuş olanlar
Sintoylar: Axias ile Vardar arasındaki dağlık bölgede oturmuş olanlar
Trallesler: Yukarı nestosta oturmuş olanlar
Hypsaltalar: Odryslerin komşusu olup Meriç bölgesinde yaşamış olanlar
Trakya bölgesinin her üç ülkesinde de, Traklardan günümüze kalabilmiş tek yapılar kral mezarları olan yığma tepelerdir (tümülüs).
Trak tanımı, anlamı
Bronkus trakealis : Domuzlarda ve geviş getirenlerde, bifurcatio yerinden az önce soluk borusunun sağ tarafından ayrılan ve akciğerin lobus cranialis dexter'ine giden bronş
Bulaşıcı trakeobronşit : Köpeklerde klinik olarak sert, kalıcı ve nöbet biçiminde amaçsız öksürükle belirgin ve parainfluenza- 2, canine adenovirus-2 ve canine distemper virüsleri tarafından oluşturulan, özellikle fazla sayıda hayvanın bir arada tutulduğu barınaklarda görülen bulaşıcı hastalık, enfeksiyöz trakeobronşit, köpek barınağı öksürüğü.
Enfeksiyöz trakeobronşit : Bulaşıcı trakeobronşit.
Glandula trakeales : Soluk borusu bezleri.
Karina trake : Bifurcatio tracheae'de, soluk borusu lümenine uzanan ve aerodinamik olarak etkiyen çıkıntı.
Kartilagines trakales : Soluk borusu kıkırdakları.
Kitap trakeası : Akreplerde ve örümceklerde, ince yarıklar aracılığıyla dışarısı ile bağlı olan ve hava ile solunuma yarayan akciğer ve trakea arasında bir yapıda olan özel bir solunum organı.
Limfonodi trakeobronkales dekstri : Sağ bronchus principalisin sağında yer alan lenf yumruları.
Limfonodi trakeobronkales mediyi : İki bronchus principalisin arasındaki lenf yumruları.
Limfonodi trakeobronkales sinistri : Sol bronchus principalisin solunda yer alan lenf yumruları.
Muskulus trakealis : Soluk borusu halkalarının serbest uçları arasındaki düz kas.
Nükleus traktus mezensefalisi nervus trigemini : Bir kısım afferent trigeminus liflerinin sonlandığı çekirdek.
Nükleus traktus olfaktori lateralis : Corpus amygdaloideum içinde yer alan çekirdek.
Nükleus traktus solitari : Dil-yutak siniri ve mide-akciğer sinirinin bir kısım duyu liflerinin sonlandığı çekirdek.
Nükleus traktus spinalis nervus trigemini : N. trigeminusun, omuriliğin ön boyun kesiminin üst boynuzlarında, başa kadar uzanan spinal çekirdeği.
Rami trakeales : Boyun kesiminde n. vaguslardan plexus trachealis cranialis için ayrılan sinir dalları.
Regio trakealis : Soluk borusu bölgesi.
Stridores trakealis : Stridor.
Trake içi uygulama : Endotraheal boru takılmış hastalarda ilaç çözeltisinin bu boru içinden geçirilen bir kataterden soluk borusu mukozası yüzeyine uygulanarak oradan emilmeye bırakılması.
Trake kollapsı : Soluk borusu halkalarının üstten aşağıya doğru yassılaşması ve kaz ötüşüne benzer öksürük sesiyle belirgin, özellikle küçük cüsseli köpek ırklarında görülen, kondrodisplazinin bir göstergesi olarak değerlendirilen patolojik değişim. Soluk borusunun dorsalindeki zarın gevşekliğinden kaynaklanır.
Trake protezi : Trakel şok durumunda soluk borusunun normal genişlikte kalmasını sağlayacak sentetik materyaller. Lümenin içine veya dışına uygulanabilmektedir.
Trake stenozisi : Soluk borusunun daralması.
Trake ve büyük bronşların stenozundaki sesler : Islık sesi.
Trakea : [Bakınız: soluk borusu]. (Lât.trachia=hava borusu)1.Soluk borusu, 2.Eklembacaklı hayvanlarda bulunan özel solunum kanalları.
Trakeitis : Soluk borusu yangısı.
Trakel perküsyon : Soluk borusu perküsyonu.
Trakel sistem : Böcek ve akarlarda solunum sistemi.
Trakelektomi : Servisektomi.
Trakelis : Soluk borusuna ait, soluk borusuyla ilgili olan.
Trakelji : Soluk borusu ağrısı.
Trakeobronşit : Soluk borusu ve bronşların birlikte yangısı.
Trakeobronşiyal solunum sesi : Önceleri bronkoveziküler sesler veya karışık sesler olarak ifade edilen akciğer sahasından alınanorta kuvvette CHa uyan normal seslerden biri.
Trakeofoni : Soluk borusu üzerinde dinlemeyle duyulan ses.
Trakeol : Böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda dokuya doğrudan oksijen sağlayan solunum sisteminin ya da trakeanın çok ince dalları.
Trakeopati : Soluk borusu hastalığı.
Trakeopiyozis : İrinli soluk borusu yangısı.
Trakeoraji : Soluk borusu kanaması.
Trakeostenozis : Soluk borusu daralması.
Traketom : Üst solunum yollarının herhangi bir suretle kapanıp hayvanların havasızlıktan boğulmalarını önlemek amacıyla boynun üst kısımlarında soluk borusunu delip buraya tüp yerleştirebilmek için kullanılan aygıtlar. Soluk borusunun ameliyatla açılmasından sonra soluk borusuna yerleştirilen ilk aygıt.
Traketomi : Üst solunum yollarının akut ödemi, tümörleri, stenozları, yabancı cisme bağlı asfeksi olguları, burun boşluğu ve sinüslerde yapılacak ameliyatlardan önce soluk borusunun ameliyatla açılması.
Traketomi tüpü : Soluk borusunun ameliyatla açılmasından sonra yerleştirilen tüp biçimindeki aygıt.
Trakitis : Soluk borusu yangısı.
Trakiyal tüp uygulaması : İnhalasyon anesteziklerinin doğrudan uygulanabilmesi için ağız yolundan soluk borusuna kadar uzanan plastik bir tüp konulması, endotrakiyal entübasyon.
Trakiyostomi : Gırtlak tıkanmalarında hava yolu sağlamak amacıyla soluk borusunun ön duvarında yapılan yapay açıklık.
Trakonya balığı : Çarpan balığı.
Traksiyon divertikülümü : Çekme divertikülümü.
Traktus : Demet, kordon, şerit, alan. Merkezi sinir sisteminde sinir hücrelerinden çıkan miyelinli aksonların oluşturduğu yapılar.
Traktus dorsolateralis : Substantia gelatinosa ile omuriliğin dış yüzü arasında bulunan, ağrı ve ısı duyularını ileten kısa lifler.
Traktus kortikopontinus : Beynin çeşitli loplarının cortical hücrelerinden başlayarak pons çekirdeklerinde sonlanan liflerin oluşturduğu hüzme.
Traktus kruralis transversus : Crura cerebride, n. oculomotoriusun çıktığı yerin yan kısmında, tectum mesencephaliye kadar uzanan beyin şeridi.
Traktus mamillotalamikus : Corpus mamillareden thalamusa giden liflerin oluşturduğu yol.
Traktus mamillotegmentalis : Corpus mamillareden nucleus intercruralis, formatio reticularis ve nucleus dorsalis tegmentiye giden liflerin oluşturduğu yol.
Traktus nervozi proyektiyonis : Kortikal merkezleri subkortikal merkezlerde ve omurilikte bulunan merkezler aracılığıyla gövdenin çeşitli parçalarına bağlayan yollar.
Traktus olfaktoryus intermediyus : Tractus olfactorius lateralis ile tractus olfactorius medialis arasında, yüzlek olarak görülemeyen ve derinde bulunan bir beyin şeridi.
Traktus olivoserebellaris : Nucleus olivaris'ten çıkan ve pedunculus cerebellaris caudalis üzerinden cortex cerebelliye ve beyincik çekirdeklerine giden liflerin oluşturduğu yol.
Traktus optikus : Görme yolunun, chiasma opticum ile corpus geniculatum laterale arasında uzanan parçası.
Traktus paraventrikulo hipofizyalis : Hipofiz bezinin arka lobuyla nucleus paraventricularis arasında uzanan sinir yolu.
Traktus solitaryus : N. facialis, n. glossopharyngeus ve n. vagus'un afferent liflerinin inen kollarının bir araya toplanmasıyla oluşan, ponstan omuriliğe kadar uzanan yol.
Traktus spino olivaris : Omuriliğin funiculus alt yanında seyreden ve nucleus olivariste sonlanan yol.
Traktus spinotalamikus : Omurilikten başlayarak thalamus'ta bulunan çekirdeklerde sonlanan ve basınç, deği, ağrı ve ısı duyularını ileten afferent yol.
Traktus spiralis foraminozus : Fundus meatus acustici internusta yer alan ve n. cochlearisin geçmesine yarayan delik.
Traktus tektospinalis : Tectum mesencephali'den çıkarak omurilikte, fissura mediana ventralis'in bitişiğinde seyreden, optik ve akustik refleks yolunun bir parçasını oluşturan extrapyramidal yol.
Traktus vestibulospinalis : Nucleus vestibularis lateralisten çık çaprazlaşmadan omuriliğin alt yüzünde seyreden, duruş ve hareket hâlinde kas tonusu için sinir uyarımlarını ileten yol.
Trakya kaplumbağası : Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (Testudinata) takımından, Türkiye'nin Trakya bölgesinde yaşayan, kuyruk ucunda tırnağı bulunan bir tür.
Trake : Soluk borusu. Eklem bacaklılarda bulunan özel solunum kanalları.
Trakeit : Nefes borusunun iltihaplanması.
Trakeliler : Eklem bacaklıların, solungaç yerine özel bir soluk borusu taşıyan takımı.
Trakit : Yanardağ kayalıkları arasında bulunan bir feldspat türü.
Traksiyon : Çekim. Kırık kol veya bacağı yataktan yukarıya doğru kaldıran araç.
Traktör : Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi.
Traktörcü : Traktörle taşıyıcılık yapan kimse. Traktör kullanan sürücü.
Traktörcülük : Traktörcü olma durumu.
Trakunya : Çarpan balığı.
Diğer dillerde Trak anlamı nedir?
İngilizce'de Trak ne demek ? : trac

Bu kısımda Trak nedir? Trak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Trak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Trak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.