Bunal nedir, Bunal ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bu kez.
Bunal ile ilgili Cümleler
- Ali bunalımlıydı.
- Seni bunalımlı yapan ne?
- Çocuk bunaltıdan hasta oldu.
- Bunalmış değilim.
- Bu inekler bunalmış görünüyor.
- Kızcağızın daha önce de bazı bunalımlar geçirmiş olduğu ortaya çıktı.
- Seni ne bunalımlı yapıyor?
- Ali biraz bunalımlı.
- Meryem Mustafa yüzünden bunalıma girdi.
- Ben gerçekten bunalımlıyım.
- Bunalımlı olduğum zaman her zaman abur cubur yerim.
- Ben bunalmıştım.
- İşsiz kaldıklarında bunalıma giriyorlar, bu nedenle açılmış özel rehabilitasyon kurslarına devam ediyorlar.
- O bazen bunalıma girer.
Bunal ile ilgili Atasözü veya Deyim
bunalım geçirmek : herhangi bir sebeple oluşan bunalımı yaşamak.
bunalıma girmek (veya düşmek) : ruhsal bakımdan gerginlik veya sıkıntı içine girmek.
kul sıkışmayınca (veya daralmayınca veya bunalmayınca) hızır yetişmez : yardım hep en zor anda gelir anlamında kullanılan bir söz.
Bunal anlamı, kısaca tanımı
Bunalabilme : Bunalabilmek işi.
Bunalabilmek : Bunalma olasılığı bulunmak.
Bunalak : Büyük bir sinek.
Bunalan : Çorum ili, Sungurlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bunalgı sıcaklığı : Sıvı ya da buharın, birbirinden ayırt edilemez duruya geldiği özel noktadaki sıcaklık.
Bunalgın : Sıkıntılı, sıcak hava.
Bunalık : Sıkıntılı, sıcak hava.
Bunalımlar denizi : Ay yüzeyindeki düzlüklerden birinin adı.
Bunalımsız : Gerginlik, sıkıntı vermeyen, gerginliği olmayan.
Bunalıverme : Bunalıvermek işi.
Bunalıvermek : Çabucak bunalmak.
Bunalsalık : Sıkıntı, darlık. Bunaltı, sıkışık durum.
Bunaltabilme : Bunaltabilmek işi.
Bunaltabilmek : Bunaltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bunaltılma : Bunaltılmak işi veya durumu.
Burbur bunalmak : Çok bunalmak.
Büyük bunalım : 1929 yılında ABDde başlayan ve kısa zamanda kapitalist ekonomileri etkisi altına alan, büyük fiyat düşüşleri ve yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi çöküntü. [Bakınız: Dünya İktisadi Buhranı].
Ekonomik bunalım : Bir ülkede ya da tüm dünyada ekonomik etkinliklerin durgunlaşması, gerilemesi ve bununla koşut olarak işsizliğin artması olayı. [Bakınız: bunalım].
Eksik tüketim bunalımı : Ekonomideki satın alma gücü yetersizliği yüzünden üretilmiş mal ve hizmetlerin satılamaması nedeniyle ortaya çıkan bunalım.
Enerji bunalımı : Enerji üretiminin veya ülkeler arasındaki siyasi gerilimlere bağlı olarak dünya enerji sunumunun daralması veya daralacağına ilişkin beklentilerin oluşturduğu spekülatif ataklar sonucu enerji fiyatlarında ortaya çıkan aşırı artışın dünya ekonomisinde sermaye ve gelir kayıplarına yol açması.
Kesimsel bunalım : Ekonominin bütününden ziyade belli sanayi kollarında yaşanan darboğazlar.
Konut bunalımı : Yeter sayıda ve nitelikte konut birimi üretilemediğinden kimilerinin barınma gereksinmelerini karşılamada büyük güçlükle karşılaşmalarının yaygınlaşarak bir toplumsal sorun oluşturması.
Para bunalımı : Bir ülkede yabancı bir paraya yönelik spekülatif bir saldırının ulusal paranın büyük oranda değer yitirmesiyle sonuçlanması veya parasal yetkeler tarafından ulusal parayı korumak amacıyla uluslararası rezervlerin büyük oranda eritilmesi ya da faiz oranlarının keskin bir şekilde artırılması durumlarında ortaya çıkan iktisadi bunalım. Sataktaki para eksikliği nedeniyle çekilen sıkıntı.
Tecim bunalımı : Tecimsel alanda ortaya çıkan işsizlik, bunalım.
Temel bunalım : (Horney) Çocukluk döneminde, düşman olarak görülen çevre karşısında duyulan düşmanlık, yalnızlık, çaresizlik duyguları.
Bunalım : Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
Bunalımlı : Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan.
Bunalış : Bunalma işi.
Bunalma : Bunalmak işi.
Bunalmak : Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.
Bunaltı : Sıkıntı, iç sıkıntısı.
Bunaltılmak : Bunalmasına yol açılmak.
Bunaltma : Bunaltmak işi.
Bunaltmak : Bunalmasına yol açmak.
Can bunaltısı : Aşırı üzüntü sebebiyle canın sıkılma, bunalma durumu.
Toplumsal bunalım : Toplumun genel olarak içinde bulunduğu sıkıntılı durum.
Diğer dillerde Bumetanid anlamı nedir?
İngilizce'de Bumetanid ne demek ? : bumetanide


Bu kısımda Bunal nedir? Bunal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bunal tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bunal hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.