Bustler türkçesi Bustler nedir

  • Koşuşturan kimse.

Bustler ingilizcede ne demek, Bustler nerede nasıl kullanılır?

Bustlers : Koşuşturan kimse.

Bustle about : Telaşla hareket etmek. Koşuşturmak. Koşturmak. Çırpınmak.

Bustle around : Oradan oraya koşuşturmak.

Bustle up : Acele ettirmek.

Hustle and bustle : İtip kakma. Yoğun faaliyet. Hareketlilik. Dolandırma. Koşuşturma. İtişme. Harala gürele. Hay huy. İtiş kakış.

Bustling : Hareketli. Telaşlı. Canlı. Acele eden.

Bust a gut : Çok çalışmak. Çok çaba harcamak. Elinden geleni yapmak. Kıçını yırtmak. Kahkahayı basmak. Bütün gücünü harcamak. Büyük güç harcamak. Tüm yolları denemek. Kahkahalara boğulmak.

Bust out of : Sıvışmak. Kirişi kırmak. Topuklamak. Kaçmak.

Bustled : Aceleyle hareket etmek. Aceleyle hareket etme. Koşuşmak. Koşuşturmak. Telaşlanmak. Acele etmek. Koşuşturma. Telaş etmek. Acele. Telaş.

Bust up : Parçalanmak. Tartışma. Çıngar. Ağız kavgası. Bozmak. Mahvetmek. Harap etmek. Dalaşmak. Sona erme. Son vermek.

İngilizce Bustler Türkçe anlamı, Bustler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bustler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go : Yapılmak. Gayret. Tükenmek. Geçmek. Girişim. Erişmek. Başlamak. Girmek. Yok olmak. Canlılık.

 

Thief : Hırsız. Oğru.

Stealer : Çalan. Hırsız.

Sound : Ses. Kuvvetli. Oturaklı. Yasal. Emin. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Yoklamak (düşünce veya fikir). Derin (uyku). Sert.

Cattle thief : Sığır hırsızı.

Bustler synonyms : bustlers.

Bustler zıt anlamlı kelimeler, Bustler kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak.

Linger : Geçmişte kalmak. Gitmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Oyalanmak. Can çekişmek. Ayrılamamak. Kalmak (gitmesi gerekirken). Sallanmak. Uzamak. Durmak.

Spread : Sürmek. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Sirayet etmek (hastalık). Açılmak. Yayılma. Şölen. Uzatma. Kar oranı. Sapma (balistik). Dağılma.

Bustler ingilizce tanımı, definition of Bustler

Bustler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An active, stirring person.