Bört nedir, Bört ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

Çürük.

Yarı kurumuş meyve, zerdali.

Yarı hazırlanmış pekmez.

Bört kısaca anlamı, tanımı

Ala börtük : Güneşten bir tarafı yanmış sebze veya meyva: Bu domatesler ala börtük

Böce börtü : [Bakınız: böcü]. [Bakınız: bocuk]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

Böcü börtü : Kurt, çakal, domuz gibi zararlı sayılan hayvanlar. [Bakınız: böcük]. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Böcek ve benzerleri hayvanlar. Kurt, kuş, zararlı hayvanlar: Çoban gözünü aç, böcü bönü davarları yer.

Bört itmek : Az haşlamak.

Börtdümek : Haşlamak, hafif pişirmek, yakmak: Yemek o kadar sıcakmış ki ağzımı börtdüdü.

Börtdürmek : Az haşlamak. Az pişirmek (eti).

Börteçin : Eski tarihçilere göre Türkleri Ergenekondan kurtaran demircinin adı.

Börtgün : Çapkın, küstah, haşarı.

Börtkün : Çapkın, küstah, haşarı.

Börtleci : Gebe deve.

Börtleğen : Böğürtlen. Böğürtlen çalısı ve meyvesi.

Börtlek : Korkak, ödlek. Yarı kurumuş meyve, zerdali. [Bakınız: bört]. Yabanıl bir yemiş. Bir ot. Mayıs ayında hayvanları sokan bir böcek. Kurutulmak için güneşe serilmiş, tam kurumamış meyve.

Börtleme : Börtlemek işi.

Börtlemek : Kabarmak, şişmek. Doğurmak (manda, deve). Az haşlamak. Su birden fışkırmak. Terlemek, bunalmak. Kıpkırmızı olmak, morarmak. Güneşte, ateşte yanmak. Yumuşamak, kabarmak. Suda haşlamak.

 

Börtlen : Böğürtlen. Böğürtlen çalısı ve meyvesi.

Börtlenge : Böğürtlen.

Börtlenmek : Yumuşamak, kabarmak. Haşlanmak, yanmak, ısınmak, kızarmak. [Bakınız: börtlemek].

Börtletmek : Az haşlamak. [Bakınız: börtlemek]. Kabartmak, yumuşatmak. İyice kavurmak, közlemek.

Börtliyem : Böğürtlen.

Börtliyen : Böğürtlen.

Börtliyen dikeni : Böğürtlen çalısı, dikeni.

Börtlüce : Manisa şehri, Kula ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Börtlüyen : Böğürtlen.

Börtü böcük : Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

Börtübatı : Pişmiş yemek. (Hacılar Güdül Ankara) Hayvanların ısırmalarını önlemek amacıyla ağız kesimlerine geçirilen aygıt. (Kemalpaşa İzmir; Terme-Son; Çerkezgüveyi Fatsa Ordu).

Börtülme : Börtülmek işi.

Börtüme : Haşlama: Lahana börtümesi yedik.

Börtürmek : Az haşlamak.

Börtme : Börtmek işi.

Börtmek : Az pişirmek, haşlamak. Kabarmak, şişmek.

Börttürme : Börttürme işi.

Börttürmek : Börtme işi yaptırılmak.

Börtü böcek : Çeşitli böcekler.

Börtük : Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

Börtülmek : Börtme işine konu olmak.

Diğer dillerde Börkenek kırbayır büzgeninde gevşeme kusuru anlamı nedir?

İngilizce'de Börkenek kırbayır büzgeninde gevşeme kusuru ne demek ? : reticulo-omasal sphincter achalasia