Böcü nedir, Böcü ne demek

  • Kurt.
  • Çocukları korkutmak için söylenen ve hayalet, hortlak vb. hayalî varlık.
  • Böcek

"Böcü" ile ilgili cümle

  • "Ferace ile böcü gibi çıkacak değilim ya." - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Korkunç böcek, korkunç yaratık

Kurt. 3.bk. bocuk (I)-

İpek böceği.

[Bakınız: bö, bô]

Yüksek yerlerde yetişen, karaağaca benzer bir ağaç

Böcek.

Domuz

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s

Diğer sözlük anlamları:

Umacı, öcü.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kastamonu şehrinde, Taşköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Böcü tanımı, anlamı:

Böcül böcül : Gözlerini iki yana oynatarak (bakmak).

Kurt : Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus).

Böcek : Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar. Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı.

 

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Korkutmak : Kaygıya düşürmek. Korkmasına yol açmak. Gözdağı vermek.

Hayalet : Belli belirsiz görülen şey, gölge. Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler. Çok zayıf kimse.

Hortlak : Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık. Hortlamış.

Hayal : Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Görüntü. İmge. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya.

Böcü börtü : 1. Kurt, çakal, domuz gibi zararlı sayılan hayvanlar. 2.bk. böcük (I)-4. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s Böcek vb. hayvanlar. Kurt, kuş, zararlı hayvanlar: Çoban gözünü aç, böcü bönü davarları yer.

Böcü bötü : Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s

Böcü tutmak : İpek böceği beslemek.

Böcüh : Böcek

Böcük : Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. bk. böcü (I)- 2.bk. bücük. 3.bk. badak (II)- 4 Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. 8.bk. böbö. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. < ET bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez) Böcek. ET bög+cek Böcek, bağırsak solucanı, parazit Böcek.

Böcük böcük : Çocukları eğlendirmek için söylenen bir söz.

Böcük kabu : Salyangoz kabuğu.

Böcüklü : Barsağında solucan olan.

Böcüklük : İpek kozası çıkarılan yer. Bağlarda yapılan oturulacak yer.

Böcükmek : Kanına susamak: Böcükmüş gibi köpeğin üzerine yürüyordu.