Cımbı nedir, Cımbı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar.

Cımbı ile ilgili Cümleler

  • Bir cımbızın var mı?
  • Ödünç alabileceğim bir cımbızın var mı?

Cımbı anlamı, kısaca tanımı

Cımbıl : Zayıf, cılız. Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar

Cımbıl cımbıl : Yıkanmayı anlatır zarf. Sulu sulu. [Bakınız: cıbıl cıbıl].

Cımbıla : Tüysüz tavuk ve civciv.

Cımbılanmak : Üzüm salkımları olgunlaşmaya başlarken birkaç tanesi yenecek hale gelmek.

Cımbıldak : Sütsüz, soysuz. Yaramaz. Her şeye karışan, ukala. Arsız. Oynak. Dönek, sözünün eri olmayan. Soysuz, sütü bozuk (argo).

Cımbıldamak : Su çalkalanmak. Suda oynamak. Bulanmak. Heyecanlanmak. İnce ses çıkararak ağlamak.

Cımbıldatmak : Yoğurdu yayıkta dövmek. [Bakınız: cumbuldatmak]. Sıçratmak (sıvılar için). Duyurmak, sezdirmek. Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.

Cımbıldayık : Dönek, sözünün eri olmayan.

Cımbıllamak : Korkmak. Kafası karışmak. Hoplamak.

Cımbırık : Ufak tefek insan.

Cımbırt : Davul çubuğu. Cam ve porselen eşyaların kırılırken çıkardığı ses. Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar.

Cımbış : Topluca gülme. Eğlenme. Alay.

Cımbışlı : Güldürücü kimse. Güldürücü konu.

Cımbıt : Cımbız. Yemek çatalı. Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar.

 

Südü cımbıldak : Soysuz.

Cımbız : Kıl vb. ince şeyleri tutmak veya çekmek için kullanılan küçük maşa. Özellikle dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri temizlemekte kullanılan el aracı.

Cımbızcı : Dokumacılıkta cımbızlama işini yapan kimse.

Cımbızcılık : Cımbızcının yaptığı iş.

Cımbızlama : Cımbızlamak işi.

Cımbızlamak : Cımbızla yolmak. Dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri cımbızla temizlemek. Kendi çıkarına uygun düşen noktaları asıl konu içinden özellikle ayırıp ön plana çıkarmak.

Diğer dillerde Cılız ana ışık anlamı nedir?

İngilizce'de Cılız ana ışık ne demek ? : low key