Cımbıt nedir, Cımbıt ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Cımbız.

Yemek çatalı.

Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar.

Cımbıt kısaca anlamı, tanımı

Cımbı : Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar

Üzüm salkımı : Üzüm tanelerinin dizi dizi bulunduğu salkım.

Cımbız : Kıl vb. ince şeyleri tutmak veya çekmek için kullanılan küçük maşa. Özellikle dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri temizlemekte kullanılan el aracı.

Salkım : Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Çatal : İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.

Salkı : Vergi. 1.Dolambaçlı, aykırı, biçimsiz (yol için). 2.Sürüncemeli, askıda kalmış (iş için). 3.Eğri, dengesiz. Gevşek, yumuşak. [Bakınız: salgun]. Düşük, sölpük, perişan, kendini salıvermiş.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Salk : Üzüm ve benzerleri meyvelerin suyunu çıkarmaya yarayan araç.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Cılız ana ışık anlamı nedir?

İngilizce'de Cılız ana ışık ne demek ? : low key