Caf türkçesi Caf nedir
- Amerikan askeri hava araçlarını korumak ve yenilemek için çalışan ikinci dünya savaşı döneminden bir örgüt.
- Confederate air force (birleşik hava kuvveti).
Caf ile ilgili cümleler
English: A cafeteria is a self-service style restaurant.
Turkish: Kafeterya self-servis tarzı bir restorandır.
English: Ali and Mary are in the cafeteria.
Turkish: Ali ve Mary kafeteryadalar.
English: Ali and Mary met in the hospital cafeteria the day Mary's father died.
Turkish: Ali ve Mary Mary'nin babasının öldüğü gün hastane kafeteryasında karşılaştılar.
English: "What will we do if we miss the last train?" "How about waiting until morning at an internet café or somewhere else?"
Turkish: "Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?"
English: Ali and Mary are having lunch in the cafeteria.
Turkish: Ali ve Mary kafeteryada öğle yemeği yiyorlar.
Caf ingilizcede ne demek, Caf nerede nasıl kullanılır?
Cafe : Kahvehane. Bar. Lokanta. Kafeterya. Kafe. Kale. Kahve. Pastane.
Cafe au lait : Sütlü kahve. Açık kahverengi renk. Eşit miktarlarda kahve ve sıcak süt.
Cafe latte : Sıcak veya köpüklü buharı tüten sütle karıştırılmış espresso. Caffe latte.
Cafeine : Kafein. Coffea arabica, c. liberica, c. canephora bitkilerinin kavrulmuş ve öğütülmüş tohumlarından elde edilen metilksantin türevi, merkezi sinir sistemi uyarıcısı olan bir ilaç.
Cafes : Bar. Kahvehane. Kale. Kafe. Pastane. Kahve. Kafeterya. Lokanta.
Cafeterias : Yemekhane. Kafeterya.
Caffein : Uyandırıcı. Kahve ve çay bitkilerinde bulunan sebze alkaloidi. Kafein. Uyarıcı.
Caffeine addiction : Kafein tiryakiliği.
Caffe latte : Sıcak veya köpüklü buharı tüten sütle karıştırılmış espresso. Espresso ve süt karışımı bir içecek.
Caff : Kafe (ingiliz dilinde resmi olmayan kullanım). Akşam yemeği. (ingiliz argosu) kafe. Kafe.
İngilizce Caf Türkçe anlamı, Caf eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Caf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compact : Pudra kutusu. Kısa ve etkili (anlatım). Sıkıca paketlenmiş. Sözleşme yapmak. Öz. Az yer kaplayan. Pudralık. Anlaşmak. Yoğunlaştırmak. Sıkıştırmak.
Gasoline engine : Benzin motoru. Benzinli motor. Karbüratörlü veya benzin püskürtmeli makine. Benzinle çalışan içten yanmalı motor.
Low : Az. Böğürme. Alçak. Düşük. Böğürmek. Ucuz. Yıkmak. (ses) yavaş. Böğürmek (inek veya öküz).
Cowling : Uçak motorunun kapağı. Uçak motor kapağı. İç kaplama. Aspiratör şapkası. Kaput. Kaporta. Motor kapağı. Motor kaportası.
Felid : Kedi ailesi üyesi. Kedigil.
High gear : Yüksek vites.
First gear : Motordaki en düşük vites. Birinci vites.
Air bag : Hava yastığı. Hava torbası. Otomobillerde kullanılan emniyet mekanizması (çarpışma sırasında hava ile dolan ve yolcuları cam ve gösterge panosuna çarpmaktan koruyan plastik torba). Pnömatik yastık.
Rear window : Arka cam. Arka pencere.
Hooter : Düdük. Siren. Paydos düdüğü.
Caf synonyms : stanley steamer, suv, beach waggon, house cat, motor horn, s.u.v., car door, automotive vehicle, automobile trunk, subcompact car, station waggon, gas guzzler, minicar, horseless carriage, electric automobile, model t, used car, felis catus, felis domesticus, automobile horn, beach wagon, police car, police cruiser, sport utility, anti sway bar, tailfin, sport utility vehicle, sunshine roof, luggage compartment, bumper, cowl, two seater, fender.

Bu kısımda Caf kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Caf ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Caf anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Caf ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.