Caffein türkçesi Caffein nedir

  • Uyarıcı.
  • Kahve ve çay bitkilerinde bulunan sebze alkaloidi.
  • Kafein.
  • Uyandırıcı.

Caffein ile ilgili cümleler

English: Masha prefers coffee without caffeine.
Turkish: Masha kafeinsiz kahve tercih eder.

English: Does Coca-Cola contain caffeine?
Turkish: Coca-Cola kafein içerir mi?

English: I need caffeine.
Turkish: Kafeine ihtiyacım var.

English: Does Coca-Cola have caffeine in it?
Turkish: Koka Kola içinde kafeine sahip mi?

English: In the first years that Coca-Cola was produced, it contained cocaine. In 1914, cocaine was classified as a narcotic, after which they used caffeine instead of cocaine in the production of Coca-Cola.
Turkish: Coca-Cola'nın üretildiği ilk yıllarda, o kokain içeriyordu. 1914'te, kokain bir uyuşturucu olarak gruplandırıldı ve sonra Coca-Cola'nın üretimi için kokain yerine kafein kullandılar.

Caffein ingilizcede ne demek, Caffein nerede nasıl kullanılır?

Caffeinated : Kafeinli. Kafein tarafından uyarılıp kendine getirilmiş (ör. kafeinlenmiş çalışanlar). Kafein içeren.

Caffeine : Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, camp’yi 5'-amp haline dönüştüren, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir purin alkaloit (1,3,7 trimetilksantin). Kafein. Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit.

 

Caffeine addiction : Kafein tiryakiliği.

Caffeine free : Kafeinsiz.

Caffeine free coffee : Kafeinsiz kahve.

Caffeine poisoning : Aşırı dozda kafeinin sebep olduğu zehirlenme. Kafein zehirlenmesi.

Decaffeinate : Kafeinsizleştirmek. Kafeinini çıkarmak.

Decaffeinating : Kafeinsizleştirmek. Kafeinsizleştirme.

Decaffeinated coffee : Kafeinsiz kahve.

Caffeines : Kafein.

İngilizce Caffein Türkçe anlamı, Caffein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caffein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alerters : Hazır olma durumuna çağıran kimse. Uyaran kimse.

Rousing : Kocaman. Faal. Heyecan verici. Uyandırma. Büyük. Canlı. Milleti heyecanlandıran. Hareketlendirici.

Analeptic : Özellikle anestezik ilaçların kalp-dolaşım ve solunum üzerine yaptıkları depresyona karşı kullanılan merkezi sinir sistemi uyarıcıları. Güçlendirici. Analeptik. Güçlendirici (tıp veya medikal terimi).

Cautionary : İkaz edici. İhtiyati. Ders veren. Uyarı niteliğinde. Uyaran.

Caffeine : Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, camp’yi 5'-amp haline dönüştüren, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir purin alkaloit (1,3,7 trimetilksantin). Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit.

Tea : Esrar (amerikan ingilizcesi). Öğleden sonraları yenen hafif yemek. Bitki çayı. Güney dakota eyaletinde şehir. Çay.

 

Incitant : Harekete geçiren. Provokatif. Tahrik eden. Canlandırıcı. İnsitant. Coşturan.

Energisers : Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. Enerji sağlayıcı. Harekete geçirici. Enerji besleyici. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energizer). Canlandıran ve uyaran şey yada kimse. Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar. Kudret verici. Tetikleyici.

Alkaloid : Bitkilerde bulunan ve yapısında amin (nh2) grubu içeren, suda çözünmezken alkol ve diğer organik çözücülerde (eter, kloroform) kolaylıkla çözünebilen, yapısında oksijen içerenleri, beyaz toz halinde bulunurken (morfin, sitriknin); oksijen molekülü içermeyenleri sıvı halde (nikotin) olan, bazik nitelikli bileşiklerin genel adı. Alkaloit. Morfin cinsi ilaçlar. Alkaloit ile ilgili. Alkaloid ile ilgili.

Cautioner : Teminat veren. Uyaran kimse. İkaz eden kimse. Kefil.

Caffein synonyms : energiser, alerter, actuator, coffee, awakenings, theine, cafeine, antidepressant, java, thein, caffeins, energizers, stimulating, antidepressants, awakening, caffeines, energizer, admonitory, aphrodisiacal, exciter, stimulus, excitatory, stimuli.