Rousing türkçesi Rousing nedir

Rousing ingilizcede ne demek, Rousing nerede nasıl kullanılır?

Rabble rousing : Karışıklık çıkarıcı. Kışkırtıcı. Galeyana getirici. Demagogca.

Rousingly : Tahrik edici bir şekilde. Heyecan verici bir biçimde. Heyecanlı bir şekilde. Büyük bir şekilde. Canlı olarak. Uyarıcı bir şekilde. Heyecanlandırıcı bir şekilde. Uyandırarak.

Arousing : İlham veren. Canlandırıcı. Uyandıran. Tahrik eden. Kışkırtan.

Arousing interest : Bir soruşturu ya da görüşmede ilgi çekici başlangıç sorularıyla yaratılan ve yanıtlayıcının araştırma amaçlarını benimseme, soruları yanıtlama yükünü üstlenmesini kolaylaştırıcı durum. İlgi doğurma.

Arousing suspicion : Herkesin ondan şüphe etmesine neden olan. Kuşku uyandıran.

Roused : Canlandırmak. Uyanmak. Tahrik etmek. Kızdırmak. Çalkalamak. Uyandırmak. Kışkırtmak. Canlanmak. Yuvasından çıkarmak. Telaşlandırmak.

Rousseau : Emile romanının yazarı. İsviçre asıllı fransız politikacı ve filozof. Jean jacques rousseau (1712-1778). Bir soyadı.

Parousia : İkinci geliş. (hristiyanlık) yaşayanları ve ölüleri yargılamak için hz. isa'nın yeryüzüne yeniden dönüşü. Hz. isa'nın ikinci gelişi.

 

Grousing : Dırdır etmek. Söylenme. Homurdanma. Söylenmek. Homurdanmak.

Rous sarcoma virus : Rous sarkoma virüs. Özellikle kanatlılarda fibrosarkomlara neden olan retroviridae ailesinde bir virüs.

İngilizce Rousing Türkçe anlamı, Rousing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rousing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awakenings : Uyandıran. Bilinçlenme. Uyandırmak. Uykudan kalkma. İkaz. Uyanış. Uyanma.

Bulky : İri yarı. Gövdeli. İri. Havaleli. Dökme. İri cüsseli. Cüsseli. Çok yer kaplayan. Hacimli.

Bulkier : Hantal. Daha hantal. Daha iri. İri.

Airiest : Hava gibi hafif. Hayali. Kendine bir hava veren. Çalım satan. Havalı. Boş. Havadar. Hafif. Çevik. Gevşek.

Bouncier : Canli. İstekli. Yaşam dolu. Hevesli. Yerinde duramayan. Zıpır.

Stimuli : Uyarıcı. Teşvik edici şey. Isırgan otu tüyü. Canlandırıcı.

Ample : Etraflı. Bol bol yetecek kadar. Yeterli. Geniş. Heybetli. Gerektiğinden çok. Kafi. Bol. İri.

Bio : Hayat. Biyografi. Öz. Öz (yunanca). Yaşam. Diri. Biyo. Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili.

Elephantine : Çok iri. Kaba. Tombul. İri. Fil ile ilgili. Fillere ait. Şişman. Hantal. Fil gibi.

Incitant : Uyarıcı. Provokatif. Harekete geçiren. İnsitant. Tahrik eden. Canlandırıcı. Coşturan.

Rousing synonyms : stirring, burly, alive and well, caffein, activating, alive, wakening, brisker, bulkiest, ampler, dashing, cavernous, fab, burliest, excitative, brisked, busiest, active, busy, excitatory, exciting, breezier, awaking, burnings, exhilarant, awakings, sensational discovery, brisk, capital, busier, burning, airy, ambitious.

Rousing zıt anlamlı kelimeler, Rousing kelime anlamı

Rousing antonyms : unstimulating, unprovocative.

Rousing ingilizce tanımı, definition of Rousing

Rousing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exciting. Having power to awaken or excite.