Calces türkçesi Calces nedir

Calces ingilizcede ne demek, Calces nerede nasıl kullanılır?

Calcemia : Kanda aşırı kalsiyum. Hiperkalsemi. kan kalsiyum düzeyi. Kalsemi. (tıp) kalsemia.

Calceolaria : Çanta çiçeği. Çantaçiçeği.

Acalcerosis : Kalsiyum eksikliği.

Discalceate : Yalınayak.

Discalced : Ayakları çıplak. Sandal giyen. Yalınayak.

Calc alkali rocks : Kalsiyum-alkalili kayaçlar. Kalk-alkali kayaç. Alkalileri ve cao oranı öteki bileşenlerden çok olan magma kayaçları. (feldspatlar, hornblend ya da, ojit azalmıştır; feldspatsı, sodyumlu piroksen ve amfibol gibi alkalin mineraller bulunmaz.).

Always calc : Herzaman hesapla.

Calcaemia : Kalsemi. Hiperkalsemi.

Hypercalcemic nephropaty : Nefrokalsinozis. Hiperkalsemik böbrek hasarı.

Calc tufa : Kireçli süngertaşı.

İngilizce Calces Türkçe anlamı, Calces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calcimine : Badana yapmak. Badana. Kireç. Badanalamak. Badana yap.

Scrub : Fırça ile ovmak. Bodur çalılık. Kurtluca. Ovalamak. Ovalayarak yıkamak. Fırçalayarak ya da ovalayarak temizlemek. Ertelemek. Ovarak yıkamak. Fırçalamak. Temizlemek.

Carcinoma : Kötücül ur. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanser. Ektoderm ya da endoderm kökenli epitellerde görülen tümör, kanser. Epitel hücre kökenli herhangi bir kötücül tümör veya epitel hücre kanseri, hlk. seratan. meme bezi, bağırsak, dil, deri ve döl yatağı gibi organlardaki kötücül tümörlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Karsinoma. Karsinom. Habis ur.

 

Scratch : Çekilmek. Çizik. Kazımak. Karalamak. Kaşıma sesi. Eşelemek. Geçici ad. Henüz kesinleşmemiş, yalnızca çevrilmekte olan bir filmi belirtmek amacıyla kullanılan ad. Tırmalamak. Karalama.

Leukaemia : Lökositleri ve kan yapan organları etkileyen, doğuştan ya da kanserden dolayı ortaya çıkan bir tür hastalık. Lökemiya. Lösemi. Kan kanseri.

Calcium oxide : Kalsiyumun kimyasal formülü cao olan kireç taşının kalsinasyon ürünü. Kireç taşı. Kireç. Yumuşak beyaz yakıcı toz.

Quicklime : Adi kireç. Kireçtaşının ısıl bozunmasıyla elde edilen, kimyasal yapısında en çok cao ve biraz da mgo ile başka toprak alkali metallerin oksitleri bulunan özdek. (çoklukla yapı gereci olarak kullanılır.). Sönmemiş kireç. Taş kireç.

Call off : Sınırlamak. Durdurmak. Durma emri vermek. Geri çağırmak. Son vermek. Feshetmek. Yüksek sesle okumak. Listeden yüksek sesle okumak. Söylemek. Sona erdirmek.

Malignant tumor : Kötücül tümör. Malign tümör. Köken aldığı dokuya benzerliği az olan, çevre doku ve damarlara invazyon ve metastaz özelliğine sahip, hızlı ve infiltratif ve kontrolsüz büyüyen, kapsülsüz, mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşan tümör, kanser, habis tümör, malign tümör, hlk. seratan. Habis tümör. Habis ur. Kötücül ur.

 

Calces synonyms : malignant neoplastic disease, malignant neoplasm, cancer of the blood, metastatic tumor, leucaemia, calxes, schedule, lime, leukemia, lymphoma, calcium hydroxide, sarcoma, calx.

Calces zıt anlamlı kelimeler, Calces kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Unquestionable : Layüsel. Tartışma götürmez. Kesin. Kendisinden hesap sorulamayan. Şüphe götürmez. Sorgulanamaz. Tartışmasız. Tartışılmaz. Kesin tartışmasız. Su götürmez.

Calces ingilizce tanımı, definition of Calces

Calces kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Calx].