Calescence türkçesi Calescence nedir

Calescence ingilizcede ne demek, Calescence nerede nasıl kullanılır?

Incalescence : Isınma.

Recalescence : Katılaşma parlaklaşması. Kızgın demirin sıcaklığındaki ani artış. Yeniden ısınma.

Incalescent : Ateşlenen. Isı artan. Kızışan.

İngilizce Calescence Türkçe anlamı, Calescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jointure : Kadına kocasının ölümünden sonra bağlanan sürekli gelir. Kocasının ölümünden sonra karısına miras olarak kalan mülk. Nafaka.

Conglutination : Kaynaşma. Kaynama. Yapışma. Konglutinasyon.

Heating : Sofaj. Isıtan. Kızdırma. Isıtma jüyesi. Teshin. Bir tiyatroyu ısıtmada kullanılan döşem. Kızışma. Isıtıcı. Tesisatçılık.

Elixation : Isı ile yumuşatma. Isıtma. Haşlama. Kaynatma.

Iridescence : Yanardönerlik. Renkli pırıltı. Renk oynaşması. Pırıldama. Yanardöner renkli.

Conjugation : Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması. Eşlenme. Konjugasyon. Çekim. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Evlilik. Bir hücreli organizmaların ya da gametlerinin geçici olarak ya da devamlı olarak bir araya gelmesi. konjugasyon. Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb. Evlenme. Birleşme.

 

Brightness : İhtişam. Neşe. Güneş. Bir ışık kaynağının (yıldızın) verdiği ışığın alıcı (göz, fotoğraf plağı, ışıkgöze) üzerinde yaptığı etki gökbilimde bu etki ışık yeğinliğinin logaritması ile ölçülür. (ay.. bk. kadir sınıfı). Parlaklık (ışık vb). Işıklılık. S) tv. bir merceğin geçirebileceği en çok ışık niceliği. (bağıntılı açıklıkla aynıdır). Parıltı. Parlaklık. Bilgisayar, uzay, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Uniting : Birleştirmek. Birlik olmak. Bağlamak. Kaynaşmak. Birleştirici. Bitişmek. Birleşmek. Evlenmek.

Microscopically : Mikroskobik şekilde. Mikroskopik olarak.

Warming : Uyarma. Isıtan. Pataklama. Dayak atma. Isıtma. Teshin.

Calescence synonyms : coalescency, canter, incalescence, warmups, warm feeling, union, unification, concretion, calefaction, warm, coalition.

Calescence zıt anlamlı kelimeler, Calescence kelime anlamı

Dullness : Ağırlık. Sönüklük. İdraksizlik. Sıkıntı. Can sıkıntıs. Körlük. Matlık. Durgunluk. Mutlak matite.

Disunion : Anlaşmazlık. Nifak. İkilik. İhtilaf. Uyuşmazlık. Bölünme. Ayrılma.

Calescence ingilizce tanımı, definition of Calescence

Calescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Increasing heat. Growing warmth.