Jointure türkçesi Jointure nedir

  • Kadına kocasının ölümünden sonra bağlanan sürekli gelir.
  • Kocasının ölümünden sonra karısına miras olarak kalan mülk.
  • Nafaka.

Jointure ingilizcede ne demek, Jointure nerede nasıl kullanılır?

Jointured : Gelir bağlanmış olan (dul kadın hakkında). İntifa hakkına sahip olan.

Jointures : Kadına kocasının ölümünden sonra bağlanan sürekli gelir.

Jointuress : Jointress. Kocasının ölümünden sonra mülk mirası almış olan kadın. Gelir bağlanmış olan dul kadın. Kadına kocasının ölümünden sonra bağlanan sürekli gelir.

Joint account : Bir çok yatırımcılar adına açılan ve ancak aralarından seçilen yetkili bir tek kişinin para çekebilmesini olumlu kılan sayışım. Toplu sayışım. Üzerinizdeki sayışımlar. Müşterek banka hesabı. Katılma sayışımı. Müşterek hesap. Ortak hesap. Karı ve dokuncası saptanan bir oranla dağıtılmak üzere, bankanın bir tecimci ile giriştiği tecimsel işlem için açılan özel sayışım. Ortak hesap (bankada).

Joint action : Birleşik eylem. Müştereken ikame takip olunan dava. İnsanların birbiriyle bağlantı içindeki davranışları. Müştereken ikame edilen olunan dava. Ortak eylem.

Joint author : Ortak yazar. Eş yazar. Müşterek yazar. Bir çalışmanın ortak yazarları. İki ya da üç yazarı olan kitaplarda, adı ilk yazılan yazardan sonra gelen yazar ya da yazarlar. Bir şey yazarken birlikte çalışan yazarlar.

 

Joint adventure : Birden fazla işletme tarafından bir üretim için birlikte çalışılması. Ortak girişim. Ortak girişimi. Ortaklık. Müşterek teşebbüs.

Joint and several : Müşterek ve müteselsil.

Joint chiefs of staff : Abd birleşik kurmay başkanları. Abd cumhurbaşkanının en yüksek danışma organı (kara, deniz, hava kuvvetleri ve deniz piyade teşkilatından oluşan). Abd genelkurmay başkanlığı.

Joint agreement : Toplu sözleşme. Ortak sözleşme. Müşterek anlaşma. İki ya da daha çok işveren ile iki ya da daha çok işçi sendikası, bir işverenle iki ve daha fazla işçi sendikası, iki ve daha çok işverenle bir işçi sendikası arasında imzalanan toplu sözleşme. Müşterek sözleşme.

İngilizce Jointure Türkçe anlamı, Jointure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jointure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maintenances : Sürdürme. Maişet. Onarım. Geçim. İdame. Koruma. Devam. Geçindirme. Savunma.

Coalition : Koalisyon. Ortakyönetim. Geçici birleşme. İttifak. Birleşme. Güç birliği. Karma hükümet.

Subsistence : Kendini geçindirme. Askerlere verilen yiyecek ve kalacak yer. Birini kıt kanaat geçindiren şey. Yaşamını sürdürme. Varlık. Geçinme. Birini geçindiren şey. Geçim parası. Geçim.

Livelihood : Maişet. Geçinme. Geçim kaynağı. Geçimlik. Rızık. Geçim yolu. Geçim. Geçimini sağlama. Rızk.

Coalescence : Bütünleşme. Kaynaşma. Birleşme. İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları.

 

Union : İttifak. Birlik. Federasyon. Birleşme. Birleştirme. Bağlantı. Sendika. Dernek. Rakor. Vida yuvası.

Alimonies : Yoksulluk nafakası. Mehri müeccel.

Sustentation : Yaşatma. Besin. Tutma. Geçindirme. Besleme. Geçim. Sustantasyon. Destekleme. Maişet.

Combining : Kaynaştırma. Birleştiren. Birleştirme.

Jointure synonyms : tribalisation, coalescency, tribalization, legal jointure, alimony, conjugation, compounding, unification, means of subsistence, reunion, conglutination, umbrella, estate, reunification, uniting, combination, alimenting, concretion, maintenance, subsistence money, compassionate allowance.

Jointure zıt anlamlı kelimeler, Jointure kelime anlamı

Disunion : İhtilaf. Ayrılma. Anlaşmazlık. Nifak. İkilik. Bölünme. Uyuşmazlık.

Jointure antonyms : detribalization, detribalisation.

Jointure ingilizce tanımı, definition of Jointure

Jointure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To settle a jointure upon. A joint. A joining.