Calfing türkçesi Calfing nedir

Calfing ingilizcede ne demek, Calfing nerede nasıl kullanılır?

Tropicalfilariosis : Erişkinleri deri altı lenf damarlarında veya lenf düğümlerinde yaşayan, larvaları dolaşım kanında bulunan ve sivrisinekler tarafından taşınan wuchereria bancrofti, brugia malayi veya brugia timori türlerinin neden olduğu lenfatik sistem hastalığı, filaryal elefantiozis. Lenfatik filariozis.

Calf crop : Yetiştirmeye tabi tutulan ineklerin ve düvelerin sayısına bağlı olarak bir yıl içerisindeki sürüde doğan buzağıların sayısı veya yüzdesi. Buzağı verimi.

Calf fattening : Buzağı besisi. Pembe, gevrek et üretimi amacıyla süt veya sıvı yemlerle beslenerek 8-10 haftalık yaşta 150-200 kg canlı ağırlığa ulaşmak için buzağılara yapılan besi.

Calf fattening meal : Buzağı karma yemi. Buzağı besi yemi.

Calf fever : Süt humması. Dana humması.

Crooked calf disease : İneklerin gebeliğin 40-7 günleri arasında acı bakla türü bitkileri tüketmeleri sonucu, doğan buzağılarda ön bacaklarda çarpıklık, tortikollis, bilek dikleşmesi, damak yarığı, üst çene kemiği kısalığı, skoliozis, kaburgalarda biçim bozuklukları ve kifozisle belirgin iskelet bozukluğu, artromiyodisplasiya kongenita. Çarpık bacaklı buzağı hastalığı.

 

Calf length : Alt bacağın ortasına ulaşan (ör. bir palto, etek, vb.).

Calf skin : Dana derisi.

Hairless calf syndrome : Boyun, omuz ve göz çevresindeki deride kalınlaşma, alopesi, tırnakların aşırı büyümesi, aşırı salivasyon ve beden zayıflığıyla belirgin otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık, kalıtsal epidermis displazisi. Kılsız buzağı sendromu.

Calf mortality : Buzağı ölüm oranı. Belirli dönemlerde ölen buzağı sayısının canlı doğan buzağı sayısına yüzde olarak oranı.

İngilizce Calfing Türkçe anlamı, Calfing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calfing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bond : Bono. Rabıta. Hoşlanma. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. İlişki. Yapışma. Bağ. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Bağlamak.

Cleave : İkiye ayrılmak. Yarılmak. Sadık kalmak. -den ayrılmamak. Yapışmak. Bölmek. Delmek. Yarmak. Bölünmek. Çatlamak.

Adhere : Bitiştirmek. Yapışmak. Girmek. Katılmak. Üyesi olmak. Bağlı olmak. Bağlı kalmak. İltihak etmek. Bağlanmak.

Meet : Görüşme yapmak. Görüşmek. Toplanmak. Karşı karşıya gelmek. Dokunmak. Tatmin etmek. Uygun. Münasip. Karşılaşmak. Rastlamak.

Habitation : Konut. Oturma. Ev. İkamet. Yerleşim. Barınak. Mesken. Yerleşme. Oturacak yer. Yurt.

 

Inhabitation : Ev. Oturma. İkametgah.

Tenting : Çadır kurma. Cerrah mili ile yoklamak. Çadır.

Stick to : Sıkı sıkıya sarılmak. Terketmemek. Bir konuya yoğunlaşmak. Bağlı kalmak. Bırakmamak. Ayrılmamak. Vazgeçmemek. Yerine getirmek. -e yapışmak. Yapışmak.

Bind : Sarmak (çimento) tutmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Raptetmek. Yarayı sarmak. Donmak (beton). Menetmek. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Engel olmak. Birleştirmek. Yapışmak.

Calving : Buzağılamak. Yavrulama. Yavrulamak (inek). Gebelik süresi sonunda ineğin doğurması. Parçalamak (buzdağı vb.). Doğurma.

Calfing synonyms : hold fast, cohere, encampment, bivouacking, agglutinate, stick, conglutinate, inhabitancy, touch, attach, mold, adjoin, contact.

Calfing zıt anlamlı kelimeler, Calfing kelime anlamı

Detach : Çıkmak. Kaldırmak. Özel görevlendirmek. Çıkarmak. Koparmak. Kopmak. Kesip ayırmak. Sökmek. Ayrılmak.

Agreeable : Münasip. Kabul edilebilir. Hemfikir. Tatlı. Makbul. Uzlaşmacı. İyi. Uysal. Anlaşmaya hazır. Razı.