Cambia türkçesi Cambia nedir

  • Kök ve sapların çevresel büyümesine neden olan bitki dokusu (botanik terimi).
  • Kambiyum.

Cambia ingilizcede ne demek, Cambia nerede nasıl kullanılır?

Cambial : Kambiyumla alakalı (botanik terimi).

Cambism : Kambiyoculuk.

Cambist : Bankacı. Kambiyo defteri. Kambiyo kitapçığı. Kambiyocu. Kambiyo uzmanı. Kambiyo el kitabı.

Cambistry : Döviz bozdurma veya alma. Para değiştirme. Döviz takası. Kambiyo etüdü.

Cambium : Katmandoku. Kambiyo. Büyütken doku. Katman doku. Takas. Bitkilerin iletim demetlerinde, bir veya birkaç sıra meristematik hücre tabakasından oluşan, ikincil kalınlaşmayı ve enine büyümeyi sağlayan doku. Bitki, biyoloji alanlarında kullanılır. Bitkilerin iletim demetlerinde, bir ya da birkaç sıra meristematik hücre tabakasından oluşan, ikincil kalınlaşmayı ve enine büyümeyi sağlayan doku. Kök ve sapların çevresel büyümesine neden olan bitki dokusu (botanik terimi). Kambiyum.

Camber : Dışbükey yapmak. Eğrilik. Kabarıklık. Tekerlek yatıklığı. Şişkinlik. Kamber açısı. Hafifçe bükülmek. Bombelendirmek. Kavis. Bombeleşmek.

Camber angle : Kamber açısı.

Cork cambium : Mantar kambiyumu. Odunsu köklerde ve gövdelerde ağaç kabuğunun mantar tabakasını meydana getiren ikincil meristem tabakası.

Cambered : Dış bükey. Eğri (eksen, mil, çark vb.). Bombeli. Kavisli. Hafif bükük. Kemerli.

 

Cambazola : Yumuşak alman mavi peyniri. Cambozola.

İngilizce Cambia Türkçe anlamı, Cambia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cambia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digital camera : Dijital kamera. Sayısal kamera. Dijital fotoğraf makinesi.

Diaphragm : Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Memelilerde, akciğerlerde gaz alış verişini kolaylaştıran, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kas ve tendon tabakası. Böleç. Kimi basaçlarda, git gel devinimiyle oylum değişimini sağlayan esnek metal ya da lastik zar. Basaç zarı. Diyafram. Işık bebeği. Irakgörürlerde, fotoğraf makinelerinde nesne merceği açıklığını büyütüp küçülten düzen. Titreşerek ses üreten ince metal yaprak. İnce bir ışık demeti elde etmek için kullanılan gözbebeği gibi, çapı ayarlanabilir dairesel delik.

Shutter : İndirmek. Fotoğraf makinesi kapağı. Beton kalıbı. Kapak. Kepenkleri kapamak. Panjur ya da kepenkleri kapatmak. Kepenk. Optüratör. Alıcı ya da göstericide pencere önündeki resim, yerini kendinden sonraki resme bırakırken, ışık kaynağı ile film arasına girerek, ışık demetinin film üzerine düşmesini önleyen, böylelikle filmin aşağıya doğru devinimini saklayan parça. Işık kesici panjur.

Reflex camera : Refleks fotoğraf makinesi. Refleks kamera. Reflaks fotoğraf makinesi. Yansımalı kamera.

Delayed action : Ertelenen eylem. Gecikmiş etki. Tavikli. Oyalama harekatı. Geciktirmeli hareket. Gecikmeli hareket.

Camera lens : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kamera merceği. Alıcılarda, aktarılacak konunun görüntüsünü alıcı içinde gerekli yere düşüren mercek. Alıcı merceği. Mercek.

 

Mosaic : Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı. Mozaik. Musa peygambere ait. Televizyon kamerasında ışığa duyarlı levha.

Cine camera : Sinekamera. Film çekme kamerası. Kamera.

Candid camera : Gizli kamera. Kamera şakası. Küçük fotoğraf makinesi. Kamera şakaları.

Camcorder : Aktüel kamera. Kayıt özelliği olan kamera. Video filmleri kaydetmek için kullanılan kamera. Kaydedici kamera. Camera+recorder. Video kamera.

Cambia synonyms : tv camera, point and shoot camera, polaroid land camera, television camera tube, flash camera, photographic camera, box kodak, portrait camera, video equipment, box camera, television pickup tube, photographic equipment, optical lens, hood, magazine, viewfinder, motion picture camera, polaroid camera, finder, cambiums, cartridge, stop, movie camera, lens hood, sprocket, cambium, aperture, television equipment, view finder, television camera.