Came up türkçesi Came up nedir

Came up ile ilgili cümleler

English: A man came up to me and asked for a match.
Turkish: Bir adam bana geldi ve bir kibrit istedi.

English: A policeman came up to him.
Turkish: Bir polis ona doğru geldi.

English: A new topic came up in conversation.
Turkish: Konuşmada yeni bir konu gündeme geldi.

English: "Don't scare me", she screamed as he came up behind her.
Turkish: Onun arkasından geldiğinde, "Beni korkutma" diye bağırdı.

English: A policeman came up to me.
Turkish: Bir polis bana geldi.

Came up ingilizcede ne demek, Came up nerede nasıl kullanılır?

Came : Kurşun pencere çerçevesi. Hamur. Cam parçalarını vitray pencere şeklinde biçimlendirerek birarada tutmak için kullanılan ince kurşun bant (ayrıca ribbon (pervaz, kurdela) diye adlandırılan).

Came up again : Açığa çıkma. Tekrar yükselme. Günışığına çıkma. Yüzeye çıkma.

Came up against : -'a karşı isyan etme. -'a karşı başkaldırma. -'ın aleyhinde olma.

Came up in the lottery : Rastgele ortaya çıkma. Rastgele olma. Rastgele görünme.

Came up to expectations : Beklenti ve umutları gerçekleştirme. Beklentileri karşılama.

Came up with the idea : Yaratma. Düşündüğünü hayata geçirme. Keşfetme.

 

İngilizce Came up Türkçe anlamı, Came up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Came up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Casual labourer : Geçici işçi. Gündelikçi. Aylakçı. Gündelik işçi.

Approach : Koyulmak. Ulaşmak. Yaklaşım. Çok benzemek. Temasta bulunmak. Benzemek. Yanaşmak. Ele almak.

Drawing near : Yakınına gelme. Yanına yaklaşma. Yakın olma.

Imminence : Olmak üzere oluş. Zuhur ve vukuu yakın olma. Yaklaşan tehlike. Yakın olma. Yakınlık. Yakınlaşma.

Distinction : Şöhret. Paye. Rütbe. Ayırma. San. Üstünlük. Nişan. Olay, nesne ve özellikler arasında ayırt edilebilir başkalık. Ayrı olma.

Emanations : Radyoaktif gaz. Çıkan şey. Gaz yayılması. Sızıntı. Fışkırma. Derin mineral yataklarını kapsayabilen ve magma sıvılarının saçtığı gaz ürünleri.

Advancements : Gelişme. İlerleme. Terfi.

Boost : Yükseltmek. Canlandırmak. Yardım. Artırmak (fiyat). İtmek. Destek. İtelemek. Cesaretlendirme. Yukarıya itmek.

Appearance : Olay. Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Kılık. Dış görünüş. Şemail. Görünüm. Gösteriş. Kılık kıyafet.

Sighting : Nişan alma. Görme. Gözlem. Tevcih. Nişan. Göz teması. Görülme.

Came up synonyms : ascents, coming, advancement, flux, ascension, elevation, draw nearer, handmaids, appearing, escalations, egresses, apparitions, distinctions, manifestation, nascences, manifestations, comings, approached, emersion, approaching, emanation, arrival, approximation, emergence, advent, appearances, advents, coming up, nascency, arisings, nascence, oncoming, roustabouts.