Cameras türkçesi Cameras nedir

Cameras ile ilgili cümleler

English: Ali bought a bunch of inexpensive cameras to give to children who lived in his neighborhood.
Turkish: Ali onun mahallesinde yaşayan çocuklara vermek için bir sürü ucuz kameralar aldı.

English: Ali buys two or three cameras every year.
Turkish: Ali her yıl iki veya üç kamera satın alır.

English: Our security cameras are fake.
Turkish: Bizim güvenlik kameraları sahte.

English: How many cameras do you have?
Turkish: Kaç tane kameran var?

English: Ali bought several cameras last year.
Turkish: Ali geçen yıl birkaç kamera satın aldı.

Cameras ingilizcede ne demek, Cameras nerede nasıl kullanılır?

In front of the cameras : Kameralar önünde. Spot ışıklarının altında.

Camerascope : Camerascope. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cinemascope'un ingiliz işliklerinde uygulanan ve sıkıştırmaç temeline dayanan bir geniş görüntülük yöntemi.

Camera 65 : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Camera 65. Bir geniş görüntülük ve üçboyutlu işlemi. (todd-ao işlemini andıran camera 65'te 65 mm'lik film kullanılır. alıcı ve göstericisi de buna uygun olarak değişik yapıdadır).

Camera alignment : Kamera yer ayarı. Kamera yerleştirmesi.

 

Camera angle : Filme alınan veya fotoğraflanan bir şeyin açısı. Açı. Alıcı açısı. Kamera açısı.

Camera aperture : Diyafram açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı. Alıcı penceresi. Alıcının önünde, mercek ile film arasında yer alan, görüntüyü film üzerine belli boyda dikdörtgen biçiminde düşürecek yapıdaki açıklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Camera bag : Kamera çantası.

Camera car : Kamera arabası. Kaydırma arabası. Şaryo.

Camera channel : Alıcı oluğu. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Camera chain : Alıcı oluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol.

İngilizce Cameras Türkçe anlamı, Cameras eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cameras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delayed action : Ertelenen eylem. Gecikmeli hareket. Tavikli. Oyalama harekatı. Geciktirmeli hareket. Gecikmiş etki.

Backroom : Gizli oda. Arka oda. Bir bina veya evin arka kısmında bulunan oda.

Priviest : Saklı. Özel. Kapalı. Korunmuş.

View finder : Küçük teleskop. Vizör. Büyüteç özelliği olan mercek. Bakaç.

Videocamera : Video kamera. Video kamerası. Televizyonda izlenmek üzere hareketli görüntü ve ses kaydı yapabilen kamera.

Cine camera : Film çekme kamerası. Sinekamera.

Privy : Yazlık ev. Korunmuş. Eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet. Saklı. Özel. Yaz evi. Ayakyolu (su tesisatı olmayan kulübe içindeki). Yazlık. Binadışı hela.

 

Private : Kişiye özel. Yalnız. Özel. Deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker. Sakin. Ç. Kişisel. Tenha. Erbaş.

Reflex camera : Refleks fotoğraf makinesi. Yansımalı kamera. Reflaks fotoğraf makinesi. Refleks kamera.

Concealed : Gizlenen. Mektum. Saklı. Nihan. Gizlenmiş. Görünmez.

Cameras synonyms : photographic camera, television camera tube, optical lens, photographic equipment, box kodak, point and shoot camera, box camera, tv camera, portrait camera, television pickup tube, flash camera, video equipment, polaroid land camera, camcorder, clandestine resistance, coded, blindest, diaphragm, chamber, magazine, auricular, sprocket, electron camera, motion picture camera, television camera, clandestine, candid camera, arcane, television equipment, privier, closer, hood, classified.