Capitalises türkçesi Capitalises nedir

  • Çıkar sağlamak.
  • Bir gelirin sermayesini hesap etmek.
  • Sermayeleştirmek.
  • Katılımcı olmak.
  • Büyük harflerle yazmak (ayrıca capitalize).
  • Sermayeye çevirmek.
  • Büyük harflerle yazmak.
  • Yararlanmak.
  • Finanse etmek.
  • Sermaye olarak kullanmak.
  • Sermaye sağlamak.
  • Faydalanmak.

Capitalises ingilizcede ne demek, Capitalises nerede nasıl kullanılır?

Capitalise : Büyük harflerle yazmak. Bir gelirin sermayesini hesap etmek. Sermaye olarak kullanmak. Finanse etmek. Çıkar sağlamak. Faydalanmak. Sermaye sağlamak. Büyük harflerle yazmak (ayrıca capitalize). Yararlanmak. Sermayeye çevirmek.

Capitalised : Büyük harflerle yazılmış. Kapitalize edilmiş. Büyük harfli. Kapitalize. Büyüğü (bir harf veya harflerin). Sermayeleşmiş. Sermayeye dönüştürülmüş (kesintisiz değer). Aktifleştirilmiş.

Decapitalise : Sermaye birikimini teşvik etmemek (ayrıca decapitalize). Semayesizleşmek. İlk harfi büyük harften küçük harfe değiştirmek. Sermayeyi elinden alma.

Recapitalise : Sermayenin yapısını yeniden düzenlemek.

Uncapitalised : Sermaye olarak kullanılmamış. Çıkar sağlanmamış. Büyük harfle yazılmamış (ayrıca uncapitalized). Sermayeleştirilmemiş.

Capitalist anarchism : Savunma, güvenlik, adalet ve para basma gibi kamu ile özdeşleşen hizmetlerin bile piyasa mekanizması içerisinde en ideal bir biçimde sağlanabileceğine inanan, devletsiz kapitalizmi savunan felsefi görüş. Kapitalist anarşizm.

 

Capitalist country : Kapitalist ülke. Kapitalist ekonominin veya kapitalist toplumun egemen olduğu ülke. krş. kapitalist sistem.

Capitalist economy : Üretim araç ve mallarının özel iyelikte bulunmasına dayanan, özgür girişim ve yarışmayı içeren ekonomi düzeni. Üretim araçları mülkiyetinin özel kişilere ait olduğu; yatırım, üretim, bölüşüm, gelir ve fiyatların piyasa mekanizması içerisinde serbestçe belirlendiği iktisadi sistem. Anamalcı ekonomi. Kapitalist ekonomi. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır.

Capitalist planning : Kapitalist planlama. Kapitalist ekonomide özel kesim için yol gösterici ve kamu kesimi için emredici niteliğe sahip iktisadi planlama.

Capitalist mode of production : Marksist yaklaşımda, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğin yarattığı artık değere dayanan üretim biçimi. Kapitalist üretim biçimi.

İngilizce Capitalises Türkçe anlamı, Capitalises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capitalises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Free enterprise : Serbest teşebbüs. Özel girişim. Hür teşebbüs. Serbest girişim.

Bankrolled : Parasal kaynak sağlamak. Hazır para. Nakit. Para destesi.

Avail oneself of : Değerlendirmek. -den çıkar sağlamak. Sömürmek. Yarar sağlamak. Kendi çıkarına kullanmak. -den faydalanmak. -mek için kullanmak. Kendi yararına kullanmak.

Cosponsoring : Bir projeyi bir başka sponsorlarla desteklemek. Birlikte. Desteklemek. Başka sponsorlarla birlikte parasal destek sağlamak.

 

Cash up : Gereken parayı sağlamak. Ciro etmek. Fon oluşturmak.

Get in on : Paydaş olmak.

Take advantage of : -den yararlanmak. Fırsat bilmek. Nemalanmak. Zaafından faydalanmak. -den istifade etmek. -den faydalanmak. Kazanç sağlamak. İyi niyetini kötüye kullanmak.

Take advantage : Avantaj elde etmek.

Cosponsors : Birlikte. Desteklemek. Bir projeyi bir başka sponsorlarla desteklemek. Başka sponsorlarla birlikte parasal destek sağlamak.

Exploit : İstifade etmek. Kendi çıkarı için kullanmak. Kullanmak (birisini vb). Kahramanca davranış. İşletmek. Sömürmek. Kahramanlık. Yiğitlik. Serüven.

Capitalises synonyms : venture capitalism, laissez faire economy, sponsor, make capital out of, make use, gain, follow up, capitalizing, taken advantage of, capitalising, capitalize, capitalizes, cosponsored, benefitting, cash in, capitalise, make use of, benefit, milk, fund, bankrolling, nap, naps, bankrolls, capitalize on, bankroll, suck advantage out of, finance, avail, cash in on, financier, private enterprise, benefitted.

Capitalises zıt anlamlı kelimeler, Capitalises kelime anlamı

Socialism : Sosyalist sistem. Ana üretim maddelerinin elde edilmesi, dağıtımı ve kullanılmasında ortaklaşa mülk iyeliğini ya da devletçiliği öngören; kooperatifçiliğe, toplumsal hizmetlerin etkili biçimde görülmesine ve gelirin doğrulukla dağıtımına önem veren bir siyasa ve ekonomi görüşü. Eğitim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyalizm. Toplumculuk. Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla ekonomik etkinliklerde kar yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni. böyle bir düzeni savunan toplumsal- siyasal öğreti. Komünizmin birinci aşaması olup, üretim araçları mülkiyetinin ve siyasal iktidarın işçi sınıfının elinde olduğu ve kaynakların herkese üretime yaptığı katkı ölçüsünde (herkese emeği kadar veya herkesin yeteneğine göre) dağıtıldığı iktisadi ve siyasal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin halka ait olduğu toplum. krş. kapitalist sistem 2, köleci sistem, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2.

Liberal : Liberal. Bol. Serbest fikirli. Hür. Liberal parti üyesi. Özgür düşünceli. Hoşgörülü. Genel. Erkinci. Cömert.

Capitalises antonyms : non market economy.