Socialism türkçesi Socialism nedir

  • Ana üretim maddelerinin elde edilmesi, dağıtımı ve kullanılmasında ortaklaşa mülk iyeliğini ya da devletçiliği öngören; kooperatifçiliğe, toplumsal hizmetlerin etkili biçimde görülmesine ve gelirin doğrulukla dağıtımına önem veren bir siyasa ve ekonomi görüşü.
  • Sosyalizm.
  • Sosyalist sistem.
  • Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla ekonomik etkinliklerde kar yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni. böyle bir düzeni savunan toplumsal- siyasal öğreti.
  • Toplumculuk.
  • Komünizmin birinci aşaması olup, üretim araçları mülkiyetinin ve siyasal iktidarın işçi sınıfının elinde olduğu ve kaynakların herkese üretime yaptığı katkı ölçüsünde (herkese emeği kadar veya herkesin yeteneğine göre) dağıtıldığı iktisadi ve siyasal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin halka ait olduğu toplum. krş. kapitalist sistem 2, köleci sistem, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2.
  • Eğitim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Socialism ile ilgili cümleler

English: Socialism or barbarism.
Turkish: Sosyalizm ya da barbarlık.

English: "What?" Pharamp asked. "Nothing," Sysko lied, "we were talking about the effect of Confucianism on modern Chinese socialism."
Turkish: "Ne?" diye sordu Pharamp. "Bir şey yok" dedi Sysko "Konfüçyüsçülüğün modern Çin sosyalizmi üzerindeki etkileri hakkında konuşuyorduk."

 

Socialism ingilizcede ne demek, Socialism nerede nasıl kullanılır?

Chinese socialism : Çin sosyalizmi.

Christian socialism : Dini ve iş hayatı liderlerinin kapitalizmle mücadele etmek ve sosyalizmi yaymak amacıyla bir araya gedikleri dini/politik bir akım (1800'lerin sonlarında britanya ve birleşik devletler'de başlamıştır). Hıristiyan sosyalizm.

Competitive socialism : Üretim etkenleri üzerindeki özel iyeliği kaldırmakla birlikte sözleşme özgürlüğnü tanıyan toplumculuk. Yarışım toplumculuğu. Rekabet sosyalizmi. Rekabete açık sosyalizm.

Fabian socialism : Fabian sosyalizmi. Marks’ın sınıf çatışması kuramının aksine, sosyalizmi şiddet ve devrime başvurmadan parlamenter süreç yoluyla yerleştirmeye yönelik fabian derneği tarafından ortaya atılmış ve özellikle ingiltere, iskandinav ülkeleri ve kanada’da kabul görmüş düşünce akımı.

Guild socialism : Sanayide mülkiyetin devlet elinde, yönetimin ise işçi loncaları veya sendikalarında olması görüşüne dayanan ve fabian sosyalistlerince 1920’lerde geliştirilip benimsenen bir tür ingiliz sendikalizmi ve sosyalist akım. Lonca sosyalizmi.

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Socialist : Toplumcu. Sosyalist. Sosyalizme özgü.

Scientific socialism : Marksist doktrini ütopik sosyalizmden ayırmak için karl marx ve friederich engels tarafından geliştirilen kavram. Bilimsel sosyalizm. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

 

Socialised : Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemiş. Sosyal hayata hazırlanmış (socialized olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) hükümet tarafından yönetilen. Sosyal faaliyetlere katılan. Sosyalistleştirilmiş. Bir grubun kontrolü altında (tıbbi bakım gibi). Sosyalizmin ilkelerine göre kurulmuş (enstitü kurum hükümet vs). Başkalarıyla etkileşim içinde olan. Sosyal olan. Sosyalleşmiş.

National socialism : Nasyonal sosyalizm. Nazi partisinin siyasi hareketi. Almanya'da, ı. dünya savaşından sonra adolf hitler'in kurduğu baskı yönetiminin adı (1933-1945). Milliyetçi sosyalizm. Ulusal toplumculuk.

İngilizce Socialism Türkçe anlamı, Socialism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

National socialism : Almanya'da, ı. dünya savaşından sonra adolf hitler'in kurduğu baskı yönetiminin adı (1933-1945). Ulusal toplumculuk. Milliyetçi sosyalizm. Nazi partisinin siyasi hareketi. Nasyonal sosyalizm.

Naziism : Aryan ırkının diğer tüm ırklardan daha üstün olduğu (özellikle ırkın rengi) ve soykırımın haklı görülebileceği inancı. (tarih) naziler'in prensip ve metodları. Nazizm. Alman nasyonal sosyalistleri'nin doktrinleri.

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Ideology : Düşüngüdüm. Düşünce tarzı. Mefkure. Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Düşünyapı. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Verimsiz düşünce. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. İdeoloji.

International : Enternasyonel. Beynelmilel. Devletlerarası. Enternasyonal. Milletlerarası. İnternasyonel. Arsıulusal. Uluslararası.

Communism : Fiyat mekanizması ve demokratik hakların geçerli olmadığı. Özel mülkiyet. Komünistlik. Ekonomik kararların merkezi planlama tarafından alındığı ekonomik ve siyasal rejim. Komünizm. Marx ile engels'in kurduğu ve siyasal etkinliklere ilişkin düşünceler yanında kendine özgü eğitim kuramlarını da kapsayan felsefe okulu.

Communitarianism : Müşterek yaşam. Toplulukçuluk. Cemaatçilik. Komüniteryanizm. Bir komünde müşterek yaşama biçimi.

Fabianism : Fabianizm. Fabiyen toplulu tarafından savunulan ilkeler (ingiliz sosyalist organizasyon).

Socialism synonyms : political orientation, political theory, first stage of communism, socialist system, guild socialism, nazism, managed economy, utopian socialism, illiberalism.

Socialism zıt anlamlı kelimeler, Socialism kelime anlamı

Capitalism : Kapitalist ekonomi. Ana malcılık. Üretim araçlarının sahipliğinin ve denetiminin karını ençoklamak amacındaki özel kesimin elinde olduğu, özel mülkiyet, girişim özgürlüğü, seçim özgürlüğü, iktisadi rasyonellik, sınırlı devlet ve serbest rekabete dayalı iktisadi ve sosyal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğe dayalı toplum. krş. köleci sistem, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Kapitalist sistem. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kapitalizm. Anamalcılık. Üretim araçlarının anamalcı sınıf üyelerinin iyeliği altında olduğu toplumsal düzen. Sermayecilik.

Socialism ingilizce tanımı, definition of Socialism

Socialism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A theory or system of social reform which contemplates a complete reconstruction of society, with a more just and equitable distribution of property and labor. In popular usage, the term is often employed to indicate any lawless, revolutionary social scheme. [Bakınız: Communism], Fourierism, Saint- Simonianism, forms of socialism.