Socialist türkçesi Socialist nedir

Socialist ile ilgili cümleler

English: The socialist agriculture achieved great success.
Turkish: Sosyalist tarım büyük başarıya ulaştı.

English: I think the socialist party will win.
Turkish: Bence sosyalist parti kazanacak.

English: The Socialist Party groomed him as a presidential candidate.
Turkish: Sosyalist parti onu başkan adayı olarak yetiştirdi.

English: Communism was the political system in the Union of Soviet Socialist Republics, but that stopped in 1993.
Turkish: Komünizm Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde politik bir sistemdi fakat 1993'te sona erdi.

English: "USSR" stands for "Union of Soviet Socialist Republics".
Turkish: "SSCB" " Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği" anlamına gelir.

Socialist ingilizcede ne demek, Socialist nerede nasıl kullanılır?

Socialist competition : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Socialist emulation : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

 

Socialist industrialisation : Sosyalist sanayileşme. Sanayileşmenin ağır sanayinin gelişimine dayandırıldığı ve merkezi planlama ile gerçekleştirilmesi öngörülen sosyalist sistemdeki sanayileşme biçimi.

Socialist international : Birinci enteryasyonalin dağılmasından sonra sosyalist ve işçi partilerinin uluslararası sosyalizm için birlikte çalışmak amacıyla 1889 yılında paris’te kurdukları birlik. İkinci enternasyonal. Demokrasi yoluyla sosyalizmi destekleyen avrupa sosyalist partileri organizasyonu. Sosyalist enternasyonal.

Socialist unproductive labour : Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek. Sosyalist üretken olmayan emek.

Socialist radicalism : Köktencilik. İktisadi ve siyasi ilkelerin kökten değiştirilmesini öneren öğreti.

Socialist productive labour : Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sistemine göre maddi mallar üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek. Sosyalist üretken emek.

Socialist property : Toplumcu mülkiyet. Üretim araçıarı mülkiyetinin topluma ait olması.

 

Socialist salary : Sosyalist ücret. Bireylerin üretime yaptığı katkıya bağlı kalmaksızın iktisadi, sosyal ve kültürel gereksinimleri karşılamak üzere işçiye yapılan ödemeler.

İngilizce Socialist Türkçe anlamı, Socialist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Internationalist : Enternasyonalist. Uluslararası hukukçu. Enternasyonalizm taraftarı. Uluslararasıcı.

Socialists : Sosyalistler.

Sociables : Sokulgan. Tatlı. Sosyal. Hoşsohbet. İki kişilik üç tekerlekli bisiklet. Divan. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Girişken. Fayton tipi araba. Nazik.

Communist : Kızıl. Komünist. Solcu.

Left winger : Aşırı liberal. Aşırı liberal siyasi görüşleri olan kimse. Sol görüşlü. Sol kanat oyuncusu. Solaçık.

Menshevik : Bolşevikler karşıtı rus demokrat partisi üyesi. Menşevik. Rus sosyal demokrat işçi partisinin iki üyesi olan v. lenin ve j. martov arasındaki anlaşmazlık sonrasında 1903 yılında oluşan rus devrimci hareketinin bir hizbi olup, 2 yüzyılın başlarında gevşek örgütlenmeye dayalı bir kitle partisi yapılanmasını öngören ve ülkenin kapitalist gelişimini tamamlamadan rusya'da sosyalizme geçilemeyeceğini, bunun için bir ara rejim olarak kentsoylu demokrasisinin uygulanmasını savunan bolşevik karşıtı grup.

State controlled : Devlet güdümlü. Devlet kontrolünde.

Commie : Komünist.

Sociable : Eğlenceli. Sosyal. Divan. Sokulgan. Girişken. İki kişilik üç tekerlekli bisiklet. Toplumcul. Arkadaş canlısı. Girgin.

Fabian : Ilımlı sosyalit dernek üyesi. İhtiyatlı. Ağır. Tedbirli.

Socialist synonyms : political leader, pol, collectivised, collectivistic, collectivist, collective, socialistic, collectivized, left, politician, leftist, politico.

Socialist zıt anlamlı kelimeler, Socialist kelime anlamı

Capitalistic : Sermayedarlık ile ilgili. Kapitalist. Anamalcı. Kapitalistlik ile ilgili.

Right : Tam. Sağdan. Gayet. Hak. Düzelmek. Derleyip toplamak. Sağda. Dosdoğru. Düzgün. Çeki düzen vermek.

Center : Ortasını almak. Bkz.centre. Odak. Kemer inşaat desteği. Göbek. Orta. Ilımlı politik görüş. Sente. Orta alan.

Socialist ingilizce tanımı, definition of Socialist

Socialist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to, or of the nature of, socialism. One who advocates or practices the doctrines of socialism.