Socialists türkçesi Socialists nedir

Socialists ile ilgili cümleler

English: I know atheists that have more humanity than all these religious and these socialists.
Turkish: Ateistlerin tüm dindar ve sosyalistlerden daha merhametli olduğunu biliyorum.

Socialists ingilizcede ne demek, Socialists nerede nasıl kullanılır?

Socialists of the chair : Özel mülkiyeti reddetmemekle beraber, iktisadi yapıya ve içinde bulunulan çağın özelliklerine göre devletin iktisadi yaşamı düzenlemesini ve denetim altında tutmasını savunan ve 1872 yılında almanya’daki akademisyenler tarafından ortaya atılan yaklaşım. Kürsü sosyalizmi.

Party of european socialists : Avrupa sosyalistleri partisi.

Socialist competition : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Socialist emulation : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

Socialist unproductive labour : Sosyalist üretken olmayan emek. Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek.

 

Socialist trade : Merkezi planla belirlenen toplam sunum ile toplam istemin dengelenmesi için yurtiçinde toplam üretim fazlası olan malların dışsatımının, toplam istem eksikliği çekilen malların ise dışalımının devlet eliyle gerçekleştirildiği dış ticaret. Sosyalist ticaret.

Socialist non productive labour : Sosyalist üretken olmayan emek. Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek.

Socialist property : Toplumcu mülkiyet. Üretim araçıarı mülkiyetinin topluma ait olması.

Socialist system : Komünizmin birinci aşaması olup, üretim araçları mülkiyetinin ve siyasal iktidarın işçi sınıfının elinde olduğu ve kaynakların herkese üretime yaptığı katkı ölçüsünde (herkese emeği kadar veya herkesin yeteneğine göre) dağıtıldığı iktisadi ve siyasal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin halka ait olduğu toplum. krş. kapitalist sistem 2, köleci sistem, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Sosyalist sistem.

 

İngilizce Socialists Türkçe anlamı, Socialists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Menshevik : Rus sosyal demokrat işçi partisinin iki üyesi olan v. lenin ve j. martov arasındaki anlaşmazlık sonrasında 1903 yılında oluşan rus devrimci hareketinin bir hizbi olup, 2 yüzyılın başlarında gevşek örgütlenmeye dayalı bir kitle partisi yapılanmasını öngören ve ülkenin kapitalist gelişimini tamamlamadan rusya'da sosyalizme geçilemeyeceğini, bunun için bir ara rejim olarak kentsoylu demokrasisinin uygulanmasını savunan bolşevik karşıtı grup. Menşevik. Bolşevikler karşıtı rus demokrat partisi üyesi.

Sociables : Sosyal. Nazik. Fayton tipi araba. Hoşsohbet. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Divan. Tatlı. İki kişilik üç tekerlekli bisiklet. Girişken.

Commie : Komünist.

Fabian : İhtiyatlı. Ilımlı sosyalit dernek üyesi. Ağır. Tedbirli.

Guild socialism : Sanayide mülkiyetin devlet elinde, yönetimin ise işçi loncaları veya sendikalarında olması görüşüne dayanan ve fabian sosyalistlerince 1920’lerde geliştirilip benimsenen bir tür ingiliz sendikalizmi ve sosyalist akım. Lonca sosyalizmi.

Internationalist : Enternasyonalizm taraftarı. Enternasyonalist. Uluslararasıcı. Uluslararası hukukçu.

Collectivist : Ortaklaşacı. Kolektivist.

Communist : Kızıl. Solcu. Komünist.

Leftist : Solcu. Sol görüşlü. Sol eğilimli.

Sociable : Sosyal. Çevresi geniş. Girişken. İki kişilik üç tekerlekli bisiklet. Toplumcul. Divan. Nazik. Tatlı. Girgin.

Socialists synonyms : political leader, political theory, pol, political orientation, ideology, politician, socialistic, socialist, left winger, politico, utopian socialism, fabianism.

Socialists zıt anlamlı kelimeler, Socialists kelime anlamı

Capitalistic : Sermayedarlık ile ilgili. Kapitalist. Kapitalistlik ile ilgili. Anamalcı.

Right : Yolunda. Hak. Haklı. Doğru. Gayet. Derleyip toplamak. Düzelmek. Sağ. Telafi etmek. Sağdan.

Center : Merkezde toplamak. Özek. Odak. Ortasını almak. Bkz.centre. Sente. Orta. Merkez. Çevresinde dönüp dolaşmak.

Socialists antonyms : unsociability, unsocial, social.