Collectivist türkçesi Collectivist nedir

Collectivist ingilizcede ne demek, Collectivist nerede nasıl kullanılır?

Collectivists : Kolektivist. Ortaklaşacı.

Collectivisation : Ortak kullanma.

Collectivism : Kolektivizm. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ortaklaşmacılık. Ekonomik konularda bakanlar kuruluna geniş ölçüde yetki veren siyasal ve ekonomik dizge. tüm üretim araçlarını topluma vermek isteyen ekonomik kurum. Ortaklaşacılık. Üretim araçlarına toplumun sahip olması gerektiğini ileri süren ve bu amaçla üretim araçları özel mülkiyetinin ve devletin tasfiye edilmesini savunan ve ilk kez kendisini kolektivist anarşist olarak tanımlayan mikhail bakunin tarafından ortaya atılan kuram. Üretim araçlarını toplum mülkiyetine vermek isteyen iktisadi ve siyasi görüş. Toplumsallık duygusu. Kollektivizm. Ortaklık.

Collectivity : Bütünlük. Sakinlik. Aklı başında olma.

Collectivization : Ortak kullanma.

Collective bargaining : Toplu iş akdi. Kolektif iş pazarlığı. Kolektif sözleşme. İşverenle işçi temsilcileri arasında toplu görüşme. Toplu iş sözleşmesi. Toplu sözleşme. Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme. Belirli bir dönemde uygulanacak ücret, çalışma saati ve koşulları gibi konuları belirlemek amacıyla işçi sendikası ve işveren arasında yapılan doğrudan görüşme. Toplusözleşme görüşmesi.

 

Collectivize : Kolektif hale getirmek. Kolektifleşmek. Ortaklık uygulamak (ayrıca 'collectivise'). Kolektif bir hal almak. Kolektifleştirmek.

Collective agreement : Karşılıklı anlaşma. Toplusözleşme. Toplu iş sözleşmesi. Toplu sözleşme. Kolektif sözleşme. Birkaç değişik taraf içeren anlaşma.

Collective bargain : Toplusözleşme.

Collective : Genel. Kolektif şirket. Ortak. Ortaklaşma. Ortak girişim. Topluluk adı. Ortaklaşa. Toplu. Kolektif. Müşterek.

İngilizce Collectivist Türkçe anlamı, Collectivist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collectivist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pink : Tavşanağzı. Kenarını zikzaklı kesmek. Bıçaklamak. Kenarını oyalamak. Saplamak. Teklemek. Süngü ile delmek. Delmek (süngü ile). Pembe. Kliketli çalışmak (araba).

Socialist : Toplumcu. Sosyalist. Sosyalizme özgü.

Leftist : Sol eğilimli. Sol görüşlü. Solcu.

State controlled : Devlet güdümlü. Devlet kontrolünde.

Collectivized : Ortaklık uygulamak (ayrıca 'collectivise'). Kolektifleşmek.

Socialistic : Sosyalistliğe ait. Sosyalist.

Pinko : Komünist olmakla suçlanan kişilere takılan lakap. Solcu. Ilımlı komünist.

Left winger : Solaçık. Aşırı liberal. Aşırı liberal siyasi görüşleri olan kimse. Sol görüşlü. Sol kanat oyuncusu.

Collectivist synonyms : collectivised, collectivistic, collectivists.

Collectivist zıt anlamlı kelimeler, Collectivist kelime anlamı

Capitalistic : Anamalcı. Kapitalist. Kapitalistlik ile ilgili. Sermayedarlık ile ilgili.

Collectivist ingilizce tanımı, definition of Collectivist

Collectivist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An advocate of collectivism.