Socialist industrialisation türkçesi Socialist industrialisation nedir

  • Sosyalist sanayileşme.
  • Sanayileşmenin ağır sanayinin gelişimine dayandırıldığı ve merkezi planlama ile gerçekleştirilmesi öngörülen sosyalist sistemdeki sanayileşme biçimi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Socialist industrialisation ingilizcede ne demek, Socialist industrialisation nerede nasıl kullanılır?

Socialist : Sosyalist. Toplumcu. Sosyalizme özgü.

Industrialisation : (britanya ingilizcesi) endüstrileşme. Sanayileştirme. Sanayileşme. Bir yerde endüstri geliştirme (industrialization olarak da yazılır). Endüstrileştirme. Endüstrileşme. Endüstriyelleşme. Bir bölgeye sanayi dalları getirme.

Socialist competition : Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı. Sosyalist rekabet.

Socialist economy : Sosyalist ekonomi.

Socialist emulation : Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı. Sosyalist rekabet.

Socialist international : Birinci enteryasyonalin dağılmasından sonra sosyalist ve işçi partilerinin uluslararası sosyalizm için birlikte çalışmak amacıyla 1889 yılında paris’te kurdukları birlik. Sosyalist enternasyonal. Demokrasi yoluyla sosyalizmi destekleyen avrupa sosyalist partileri organizasyonu. İkinci enternasyonal.

 

İngilizce Socialist industrialisation Türkçe anlamı, Socialist industrialisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialist industrialisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Socialist industrialisation synonyms : a pass through certificate, a change in demand, a shift in individual demand, a group shares, a shift in demand, ability to pay principle.