Toplumculuk nedir, Toplumculuk ne demek

Toplumculuk; bir toplum bilimi terimidir.

  • Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti, sosyalistlik, sosyalizm, erkincilik karşıtı

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Ana üretim maddelerinin elde edilmesi, dağıtımı ve kullanılmasında ortaklaşa mülk iyeliğini ya da devletçiliği öngören; kooperatifçiliğe, toplumsal hizmetlerin etkili biçimde görülmesine ve gelirin doğrulukla dağıtımına önem veren bir siyasa ve ekonomi görüşü.

Felsefi anlamı:

1-(En geniş anlamda) İnsanların birlikte yaşayışlarında toplumsal adaletin sağlanması için gösterilen her türlü çaba. 2-(Kuramsal açıdan) Her insana, insana yaraşır bir yaşam sağlamak üzere, kişiler ve sınıflar karşısında topluma üstünlük tanıyan görüşler. Üretimi devletin düzenlemesini ve üretim araçlarının kamulaştırılmasını savunan öğreti. Karşıtı bk. erkincilik. 4- (Dar anlamda) Üretimde ve üretilenlerin dağıtımında tek tek kişilerin, sınıfların değil, toplumun yararını göz önünde bulunduran toplumsal düzen.

 

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: sosyalist sistem]

Sosyoloji'deki anlamı:

Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla ekonomik etkinliklerde kâr yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni.

Böyle bir düzeni savunan toplumsal- siyasal öğreti.

İngilizce'de Toplumculuk ne demek? Toplumculuk ingilizcesi nedir?:

socialism

Toplumculuk hakkında bilgiler

[Bakınız: sosyalist]

Toplumculuk tanımı, anlamı:

Sosyalist : Toplumcu.

Toplumcu : Toplumculuktan yana olan kimse veya görüş, sosyalist.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Toplu : Bir arada, bütün, kombine. Topu olan. Vücutça dolgun. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Refah : Gönenç.

Devlet : Büyüklük, mevki. Talih. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk.

İnisiyatif : Gerekli kararları almayı bilen kişinin niteliği. Öncecilik, üstünlük. Karar verme yetkisi.

İşçi : Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek. Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse.

Yönetim : Dümen. Yönetme işi, çekip çevirme, idare.

Katılma : İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak. Katılmak işi.

Diğer dillerde Toplumculuk anlamı nedir?

İngilizce'de Toplumculuk ne demek? : n. socialism, illiberalism

Fransızca'da Toplumculuk : socialisme [le]

Almanca'da Toplumculuk : Sozialismus

Rusça'da Toplumculuk : n. социализм (M)