Socialist system türkçesi Socialist system nedir
- Komünizmin birinci aşaması olup, üretim araçları mülkiyetinin ve siyasal iktidarın işçi sınıfının elinde olduğu ve kaynakların herkese üretime yaptığı katkı ölçüsünde (herkese emeği kadar veya herkesin yeteneğine göre) dağıtıldığı iktisadi ve siyasal sistem. stalinin tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin halka ait olduğu toplum. krş. kapitalist sistem 2, köleci sistem, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2.
- Sosyalist sistem.
- İktisat alanında kullanılır.
Socialist system ingilizcede ne demek, Socialist system nerede nasıl kullanılır?
Socialist : Sosyalizme özgü. Toplumcu. Sosyalist.
System : Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Jüye. Yapı. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Katman. Kaide. Evren. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi.
Socialist competition : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.
Socialist economy : Sosyalist ekonomi.
Socialist emulation : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.
Socialist industrialisation : Sanayileşmenin ağır sanayinin gelişimine dayandırıldığı ve merkezi planlama ile gerçekleştirilmesi öngörülen sosyalist sistemdeki sanayileşme biçimi. Sosyalist sanayileşme.
İngilizce Socialist system Türkçe anlamı, Socialist system eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Socialist system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
Socialist system synonyms : first stage of communism, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a change in supply, abnormal budget receipts, a shift in supply, abnormal budget expenditures, socialism, a shift in demand.

Bu kısımda Socialist system kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Socialist system ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Socialist system anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Socialist system ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.