Socialised türkçesi Socialised nedir

  • Sosyalistleşmiş.
  • Sosyal hayata hazırlanmış (socialized olarak da yazılır).
  • Sosyal olan.
  • Sosyal faaliyetlere katılan.
  • Sosyalizmin ilkelerine göre kurulmuş (enstitü kurum hükümet vs).
  • Sosyalleşmiş.
  • Bir grubun kontrolü altında (tıbbi bakım gibi).
  • (britanya ingilizcesi) hükümet tarafından yönetilen.
  • Başkalarıyla etkileşim içinde olan.
  • Sosyalist olmuş.
  • Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenmiş.
  • Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemiş.
  • Sosyalistleştirilmiş.
  • Sosyal amaçlarla bir araya gelmiş.
  • Eşlik etmeye uygun hale getirilmiş.

Socialised ingilizcede ne demek, Socialised nerede nasıl kullanılır?

Socialise : Devletleştirmek. Başkalarıyla etkileşim içinde olmak. Sohbet etmek. Sosyalistleştirmek. Sosyal hayata hazırlanmak. Sosyalleştirmek. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümsemek. Sosyalist olmak. Sosyalizmin ilkelerine göre kurulmak (enstitü kurum hükümet vs). Sosyal hayata hazırlamak (socialize olarak da yazılır).

Socialisation : Sosyalistleşme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Devletleştirme. Sosyalistleştirme. Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümseme süreci. Sosyal faaliyetlere katılma (socialization olarak da yazılır). Kamulaştırma. Bireye, özellikle çocuğa, üyesi olduğu topluluğun ya da toplumun töre, gelenek ve kültürel değerleri ile ölçünlerini öğretme, benimsetme işi. Sosyal entegrasyon.

 

Socialising : Sosyalistleşmek. Sosyalist olmak. Sosyal olmak. Sosyalleşme. Sosyal faaliyetlere katılmak. Sosyal hayata hazırlamak (socialize olarak da yazılır). Sosyalistleştirmek. Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenmek. Sosyal hayata hazırlanmak. Sosyalizmin ilkelerine göre kurulmak (enstitü kurum hükümet vs).

Socialism : Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla ekonomik etkinliklerde kar yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni. böyle bir düzeni savunan toplumsal- siyasal öğreti. Toplumculuk. Komünizmin birinci aşaması olup, üretim araçları mülkiyetinin ve siyasal iktidarın işçi sınıfının elinde olduğu ve kaynakların herkese üretime yaptığı katkı ölçüsünde (herkese emeği kadar veya herkesin yeteneğine göre) dağıtıldığı iktisadi ve siyasal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin halka ait olduğu toplum. krş. kapitalist sistem 2, köleci sistem, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Sosyalist sistem. Eğitim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyalizm. Ana üretim maddelerinin elde edilmesi, dağıtımı ve kullanılmasında ortaklaşa mülk iyeliğini ya da devletçiliği öngören; kooperatifçiliğe, toplumsal hizmetlerin etkili biçimde görülmesine ve gelirin doğrulukla dağıtımına önem veren bir siyasa ve ekonomi görüşü.

Socialist : Toplumcu. Sosyalizme özgü. Sosyalist.

Socialist international : Birinci enteryasyonalin dağılmasından sonra sosyalist ve işçi partilerinin uluslararası sosyalizm için birlikte çalışmak amacıyla 1889 yılında paris’te kurdukları birlik. İkinci enternasyonal. Sosyalist enternasyonal. Demokrasi yoluyla sosyalizmi destekleyen avrupa sosyalist partileri organizasyonu.

 

Socialist radicalism : İktisadi ve siyasi ilkelerin kökten değiştirilmesini öneren öğreti. Köktencilik.

Socialist emulation : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

Socialist competition : Sosyalist rekabet. Toplumun ortak yararı temelinde çalışma niteliğinin geliştirilmesi, emek üretkenliğinin artırılması amacını güden sosyalist sistemin rekabet anlayışı.

Socialist non productive labour : Sosyalist üretken olmayan emek. Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek.

İngilizce Socialised Türkçe anlamı, Socialised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Socialized : (amerikan ingilizcesi) hükümet tarafından yönetilen.

Liberal : Serbest. Liberal parti üyesi. Eliaçık. Vasi. Liberal görüşlü kimse. Liberal. Hür. Erkinci. Erkin. Hoşgörülü.

Socialised zıt anlamlı kelimeler, Socialised kelime anlamı

Conservative : Koruyucu. Eski kafalı. Korunumlu. Gösterişsiz. Önlemli. Sade. Eski kafalı (argo terim). Ölçülü. Mantıklı. Tutucu.