Cardboard box türkçesi Cardboard box nedir

Cardboard box ile ilgili cümleler

English: Ali crushed the cardboard box with his foot.
Turkish: Ali ayağı ile karton kutuyu ezdi.

English: Ali opened a cardboard box marked "living room stuff."
Turkish: Ali üzerinde "oturma odası eşyası" işaretli bir karton kutuyu açtı.

English: Ali filled the room with cardboard boxes.
Turkish: Ali karton kutularla odayı doldurdu.

English: Ali entered the conference room, carrying a large cardboard box full of documents.
Turkish: Ali konferans odasına girdi, belgelerle dolu büyük bir karton kutu taşıyordu.

English: Ali reached into the cardboard box and pulled out a photo album.
Turkish: Ali karton kutuya uzandı ve bir fotoğraf albümü çıkardı.

Cardboard box ingilizcede ne demek, Cardboard box nerede nasıl kullanılır?

Cardboard : Mukavva. Yapay. Mukavvadan yapılmış. Kalın karton. Gerçek olmayan. Karton. Doğal olmayan. Sahte.

Box : Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Kutu. Saplama kutusu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Özel bölme. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Loca. Kasa. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri.

 

Accessory box : Malzeme kutusu.

Accumulator box : Batarya dolabı. Akümülatör kutusu.

Admission valve box : Emme supap yuvası. Emme supabı yuvası.

Air box : Hava kutusu. Tenek kutusu.

İngilizce Cardboard box Türkçe anlamı, Cardboard box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cardboard box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Airiest : Havalı. Havai. Boş. Neşeli. Çalım satan. Hafif. Kendine bir hava veren. Gevşek. Çevik.

Delusive : Aldatıcı. Asılsız. Yanıltıcı. Gerçek dışı.

Calumny : Düşman ağzı. Kemsöz. Kötü niyet. Ağır suç atma. Bühtan. Suiniyet. Kara çalma. Suç atma. Gıybet.

Cliche : Beylik söz. Basmakalıp. Sıradan ifade. Şablon. Beylik laf. Basmakalıp söz.

Engraving : Kazı. Gravür. Oymacılık. Oyma resim. Oymabaskı. Oyma. Gravür sanatı. Oyma işi. Hakkak işi.

Apocrypha : Doğruluğundan şüphe duyulan yazı. Sahte. Kutsal kitaba girmemiş yazı. Apokrifa.

Apocryphal : Sonradan uydurulmuş. Sahte. Doğruluğu şüpheli. Doğruluğu kabul edilmeyen.

Concoctions : Hazırlama. Karıştırarak hazırlama. Karışım. Karıştırma. Uydurmasyon.

Arranging : Dizme. Sıralatma. Diziliş. Hazırlama. Düzenleyim. Düzme.

Colorable : Sahte. Yalandan. Aldatıcı. Zahiri. Hileli. İnandırıcı. Yanıltıcı. Akla uygun.

 

Cardboard box synonyms : cornier, stereoing, commonplace, corny, conformation, deceptious, adjustment, stereo, adjustments, airy, contrived, chimerical, stereos, cartoning, delusion, carton, commonplaces, aeriform, aerial, canards, platitudes, corniest, canard, fabled, platitude, faerie, assumed, bandboxes, dreamlike, airier, bandbox, concoction, cartons.