Carpi türkçesi Carpi nedir

Carpi ile ilgili cümleler

English: Stop carping!
Turkish: Yakınmayı bırak.

Carpi ingilizcede ne demek, Carpi nerede nasıl kullanılır?

Ossa carpi : Ön ayak bilek kemikleri. Ossa karpi.

Carpicus : Karpikus. El bileğine ait, el bileğiyle ilgili olan.

Carping : Yersiz eleştiri. Herşeyde kusur arayan. Şikayetçi. Şikayet etme eğilimi. Dırdır etme. Eften püften. Kusur bulma.

Carpings : Eften püften. Şikayetçi. Herşeyde kusur arayan. Kusur bulma.

Carpitis : Atlarda ve diğer hayvanlarda bilek arteriti. Karpitis.

Carp caviar : Sazan havyarı. Tarama.

Spring viraemia of carp : Sazanlarda, rhabdoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, enterit, peritonit, viserada ödem, deride peteşiyal kanamalarla karakterize, akut ve bulaşıcı viral bir hastalık. Sazanların ilkbahar viremisi.

Metacarpi : Eltarağı (anatomi terimi).

Pilocarpine : Güney amerika’da yetişen pilocarpus jaborandi ve pilocarpus microphylus’un yapraklarında elde edilen ve veteriner hekimlikte pekliklerde, rumen tembelliklerinde ve glukom tedavisinde ayrıca, hidrops ve arpalama gibi hastalıklarda birikmiş olan sıvının atılmasında kullanılan, muskarinik etkileri güçlü nikotinik etkileri zayıf kolinerjik bir ilaç. Ağız kuruluğu için kullanılan bir ilaç. Pilokerpin. Pilokarpin.

 

Acrocarpie : Akrokarpus. Ana gövdenin dik olduğu durumlarda, büyümenin sınırlandığı uç noktalarda kapsüllerin oluşması durumu.

İngilizce Carpi Türkçe anlamı, Carpi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carpi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carpal : Bilek ile ilgili (el). Bileğe ait. Bilek kemiği. El bileğine ait. Karpal. El bileği ile ilgili.

Wrist bone : El tarağı kemikleri ile ön kol kemikleri arasında kalan sekiz küçük kemikten her biri. karpus.

Chicane : Hile ile elinden almak. Hile. Dalavere. Safsata. Kozsuz el briç. Şike. Şike yapmak. Dalavera. Hile yapmak. Şikan.

Object : Tümleç. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Razı olmamak. Cins adam. Şey. Amaç. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık. Gık demek. Obje. Cisim.

 

Cavil : Kusur bulmak. Bahane aramak. İtiraz. Bahane. Şikayetçi olmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Kusur.

Carpals : El bileği ile ilgili. Bileğe ait. Karpal.

Carpus : El bileği (kemikleri). Bilek eklemi. El bileği. Karpus.

Carpi synonyms : cyprinid fish, cyprinus carpio, cyprinidae, domestic carp, cyprinid, family cyprinidae.