Cascading türkçesi Cascading nedir

  • Basamaklama.
  • Ardışıklandırma.
  • Dökülen.
  • Mumlama.
  • Ardarda dizme.
  • Art arda takma.
  • Peş peşe bağlama.
  • Taşan.
  • Peşpeşeleme.
  • Derecelendirilmiş.

Cascading ingilizcede ne demek, Cascading nerede nasıl kullanılır?

Cascading menu : Basamaklı menü. Belirli bir seçimim ek bir menü ilavesi olan yemek listesi.

Cascading menus : Belirli bir seçimim ek bir menü ilavesi olan yemek listesi. Basamaklı menü.

Cascading pull down : Basamaklı çekmenü. Basamaklı çekme.

Cascade : Basamaklamak. Çağlayan gibi dökülmek. Şelale. Katlanarak veya dalga dalga artmak. Taşmak. İki ışığın renk farkının, ufak basamaklar yapan bir dizi ara ölçmelerle aşıldığı, değişik renkli ışık ölçme yöntemi. Dalga dalga döküm. Çağlamak. Kademeli dizi. Katlanmak.

Cascade amplifier : Kaskat amplifikatör.

Cascadeur : Art arda değişik biçimde taklalar atabilen kişi. Taklacı.

Cascade tax : Mal ve hizmetlerin satışı sırasında fiyatının belirli bir oranı olarak veya miktar üzerinden alınan vergi. krş. değer esaslı vergi, miktar esaslı vergi, özel tüketim vergisi, tobin vergisi. İşlem vergisi.

Cascade update related fields : İlgili kayıtları ardarda güncelleştir.

Cascade delete related records : İlgili kayıtları ardarda sil.

Cascade converter : Kaskat konvertör. Kaskatlı konversitör. Kasketli konversitör.

 

İngilizce Cascading Türkçe anlamı, Cascading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cascading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digitization : Sayısallaştırma. Sayısallama. Analog veriyi dijital veriye dönüştürme (digitisation olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) dijital hale getirme.

Waxings : Cilalama. Mumla kaplama. Özgür yaşam. Büyüyen. Güçlenen. Artan. Yükselen.

Tributaries : Irmak ayağı. Akarsu. Akarsu kolu. Geleğen. Irmak kolu. Bir ırmağa karışan (ayak). Haraç veren hükümet. Haraçlı. Haraç ödeyen.

Tributary : Irmak ayağı. Akarsu. Anaırmağa karışan akarsu, bk. ikincil kollar. Haraç veren hükümet. Haraçlı. Kol akarsu. Haraç ödeyen. Akarsu kolu. Kol.

Inundant : Coşkun.

Brimming : Ağzına kadar dolu. Taşma. Taşmak üzere olan. Tam kapasite.

Spouting : Püskürme. Akan. Fışkırma. Fışkıran. Sıçrayan.

Waxing : Büyüyen. Yükselen. Mumla kaplama. Balmumu. Özgür yaşam. Cilalama. Artan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşlemelikten çıkmış bir filmin, çeşitli aygıtlarda kolayca dönmesini sağlamak üzere, iki kenarına ince bir balmumu katı çekme.

Classified : Tasnif. Sınıflandırılmış. Sınıflanmış. Tasnif edilmiş. Gizli. Gizli (bilgi). Bölümlenmiş. Kategorilere ayrılmış.

Slummiest : Gecekondu semtine benzeyen. Pis. Kenar mahalle veya varoşlarla alakalı. Kirli. Aşırı derecede kalabalık ve fakirlikten muzdarip. En köhne.

Cascading synonyms : dripping, slummy, graded, overflowing, digitisation, spillage, weeping, wax potting, slummier, bulging, deciduous, gushing, weepings, staggered, effusive, spillages.