Casette türkçesi Casette nedir

  • İçinde film olan film kutusu (fotoğrafçılık).
  • Mücevher saklamak için küçük kutu.
  • Manyetik teyp veya video teyp bulunan film kutusu (ör. video kaset).
  • Kaset.
  • Küçük mücevher kutusu.

Casette ingilizcede ne demek, Casette nerede nasıl kullanılır?

Casette player : Kasetçalar.

Roentgen casette holder : Röntgen kaseti tutucusu. Röntgen kasetini uzaktan tutmaya yarayan aygıt.

Roentgen casette : Röntgen filmlerinin, film çekerken içine konulduğu ışık geçirmeyen kutu. Röntgen kaseti.

Casettes : Küçük mücevher kutusu. Manyetik teyp veya video teyp bulunan film kutusu (ör. video kaset). Mücevher saklamak için küçük kutu. İçinde film olan film kutusu (fotoğrafçılık). Kaset.

Case study : Örnek olay.

Case conversion : Büyük küçük harf dönüşümü.

Case analysis : Öğrenme amaçlı yapılan analiz. Bir askeri operasyonun test edilmesi ve değerlendirilmesi. Durum veya olay analizi.

Case and end punctuation : Büyük veya küçük harf ve noktalama.

Case book : Kazai içtihatlar kitabı. Örnek olay kitabı.

Case composition : Kabuk bileşimi.

İngilizce Casette Türkçe anlamı, Casette eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Casette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tray : Ölçü kaşığı. Tepsi. Tekne. Fıçı. Tabak. Tabla. Sini.

 

Tape cartridge : Teyp kartuşu. Ses kaseti. Kartuş. Manyetik bant kaseti.

Cassette tape : Teyp bandı.

Adornment : Takı. Dekor. Süsleme. Donatma. Bezek. Süs. Donama. Bezeme. Ziynet. Güzelleştirme.

Cassette : Kutu.

Palace : Konak. Saray. Palas.

Mansion : Büyük ev anlamında. orta çağ dinsel oyunlarının bir türünde, sahne üzerine yan yana kurulan ve değişik yerleri (cennet, cehennem, kilise, vb.) simgele yen eve benzeyen dekorların tümü; eşzamanlı dekor anlayışı böylece ilk kez ortaçağ'da ortaya çıkmıştır. Köşk. Yalı. Eş zamanlı sahne. Malikane. Büyük konak. Mansiyon. Orta çağ oyunlarında yan yana kurulan en çok da roman memleketlerinde önü açık kulübeler (bk. evler, simültane sahne.). İlk kez ortaçağ'ın dinsel oyunlarıyla ortaya çıkan, seyirciye göre solda cennet, sağda cehennem olmak üzere, bu iki uç kavram arasındaki yerleri aynı oyun alanı üzerinde, yerleşik biçimde kapsayan sahne türü. Konak.

Mansion house : Londra belediye konağı.

Manse : Papaz evi. Papaz lojmanı.

Casette synonyms : great hall, casettes, tape, residence, cassettes, hall.