Ceilings türkçesi Ceilings nedir

Ceilings ingilizcede ne demek, Ceilings nerede nasıl kullanılır?

Ceiling beam : Tavan kirişi.

Ceiling board : Tavan tahtası.

Ceiling boards : Tavan tahtası.

Ceiling bond : Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.). Tavan ödün.

Ceiling brackets : Üst ayraçlar. Tavan destekleri.

Ceiling projector : Tavan projektörü. Bulut tavanı projektörü.

Absolute ceiling : En yüksek tavan. Mutlak tavan. Son tavan. Azami tavan. Azami yükseliş seviyesi. Azami yükseliş haddi.

Ceiling floor : Tavan kirişlemesi. Asma tavan.

Ceiling joist : Tavan kirişi.

Ceiling hook : Tavan kancası.

İngilizce Ceilings Türkçe anlamı, Ceilings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ceilings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flat : Bemol. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Genellikle bir ailenin oturduğu, birden çok sayıda bağımsız bölümden oluşan bir yapının, çok barklı yapının bir ya da birkaç odası. Yalın. Yan yana çatılarak bezemin çeperlerini ortaya çıkaran, üzerlerine kontrplak çakılmış değişik boydaki çerçevelerden oluşan parçalar. Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Patlak lastik. Düz şey. Düz.

 

Legal limits of building profile : Yapılacak bir yapının, kent yönetimince olur verilebilen en çok yüksekliği. taşıtlara yüklenecek yükün taşıttaki yüksekliği.

Altitude : Yükselti. Üstünlük. İrtifa. İtibar. Denizden yükseklik. Yüksek yerler ya da alanlar. Kot. Karalar üzerinde herhangi bir nokta ile deniz yüzü arasındaki düşey uzaklık. Rakım. Bir yıldızın, bir gökcisminin gözerimi düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı; deniz yüzeyinden ya da herhangi bir düzlemden yukarı doğru uzaklık.

Hall : Salon. Hol. Okul binası. Toplantı salonu. Yurt. Oturma salonu. Antre. Konak. Koridor. Üniversite binası.

Upper surface : Üst yüzey. Üzeri.

Hallway : Koridor. Hol. Giriş koridoru. Vestibül. Geçit.

Top : Geçmek. Tepe. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Baş. Birinci olmak. Üst. Üstünden geçmek (bir yerin). Üstünden geçmek. -den iyisini yapmak.

Roof : Çatı olmak. Ruf. Çatı yapmak. Çatı ile örtmek. Damını yapmak. En yüksek çekit ya da düzey. Üstünü kapamak. Dam. Çatısını yapmak.

Overhead : Kafasının üstünde. Yukarıda. Destek işlem. Yukarıya. Tepeden. Asma. Havada. Baştan yukarıda olan. Tepede. Genel masraflar.

Room : Apartman. Neden. Oturmak. Oda. Ç.daire. Fırsat. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Olanak. Kalmak. Boş yer.

Ceilings synonyms : height, fornix, limit height, ceiling.

Ceilings zıt anlamlı kelimeler, Ceilings kelime anlamı

Floored : Afallamış. Ağzı açık kalmış. Döşeli.

Uncoiled : Çözmek (kangal). Çözülmek. Açılmamış (kangal). Açmak.