Cellar türkçesi Cellar nedir

  • Bodrum kat.
  • Şarap stoğu.
  • Kiler.
  • Alt sahne.
  • Şarap mahzeni.
  • Kav.
  • İçki mahzeni.
  • Şarap stoku.
  • Asıl sahnenin altında bulunan ve çoğu kez çalışmalarda kullanılan oyun alanı.
  • Bodrum.
  • Bodrum yer.
  • Mahzen.

Cellar ile ilgili cümleler

English: If you want any more wine, go to the cellar and get some.
Turkish: Daha fazla şarap istiyorsan kilere git ve biraz al.

English: A cellar was dug on top of the hill and they slowly moved the house from the road to the hill.
Turkish: Tepenin üstünde bir mahzen kazıldı ve onlar evi yavaşça yoldan tepeye taşıdılar.

English: Go to the wine cellar and get a couple of bottles of wine.
Turkish: Şarap mahzenine gidin ve birkaç şişe şarap alın.

English: Go down into the cellar and get us a couple of bottles of wine.
Turkish: Bodruma in ve bize birkaç şişe şarap getir.

English: First we have to carry the barbecue from the cellar out into the garden.
Turkish: Öncelikle mangalı bodrumdan bahçeye taşımak zorundayız.

Cellar ingilizcede ne demek, Cellar nerede nasıl kullanılır?

Coal cellar : Kömürlük.

Cyclone cellar : Kasırga sığınağı. Siklon sığınağı.

Salt cellar : Tuzluk.

Wine cellar : Şarapların tutulduğu yer altı odası. Şarap kavı. Şarap bodrumu. Kav odası. Şarap mahzeni.

Cellarage : Kiler vergini. Depo. Mahzen kirası. Mahzenlik yer. Bodrum.

 

Cellaring : Kav. Kiler. Şarap stoku. Bodrum yer. Şarap mahzeni. İçki mahzeni. Bodrum. Bodrum kat.

Cellarers : Kilerci. Manastır kilercisi.

Oceanus procellarum : Fırtınalar okyanusu. Ay yüzeyi üzerinde büyük bir düzlük.

Cellared : Bir kilerde depolanan.

Cellarets : Şarap şişelerini depolama dolabı.

İngilizce Cellar Türkçe anlamı, Cellar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cellar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Punks : Serseri. Gangster. Değersiz tip. Aşağılamak. Zırva. Çürük tahta. Pankçı. Boş laf. Çeteci.

Vault : Atlamak. Atletizm, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Engel atlamak. Dolap. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. bu yolla en uzağa atlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı. Kasa dairesi. Sırıkla atlamak. Filmin yanıcı, çabuk bozulma özelliği göz önüne alınarak, çeşitli güvenlik önlemleri uygulanan, film saklamaya yarayan özel yapı. Atlama. Kemer yapmak.

Basements : Bodrum katı. Zemin kat. Yeraltı. Oturtmalık. Taban.

Lodge : Arzetmek. Resmi demeç vermek. Yatıya kalmak. Bildirmek. Misafir etmek. Kiracı olarak kalmak. Kısa süreli kirada oturmak. Kulübe. Saplamak.

Tinders : Kuru ve çabuk tutuşan madde (kav gibi). Çabuk tutuşan madde.

Granaries : Silo. Ambar. Hububat ambarı. Tahıl ambarı. Zahire ambarı.

Repositories : Dolap. Depo. Havuz. Ambar. Muhafaza. Kap. Zengin kaynak. Bellek. Sırdaş.

Storage space : Depo alanı. Saklama kapasitesi. Depolama sahası. Depolama alanı. Depolama alam.

 

Butlery : Kahya veya kilerci odası. Kantin.

Cellar synonyms : below stage, granary, office, cisterns, basement, ambry, hypogeum, punky, cistern, touchtype, bodegas, storage bin, butteries, cellarage, punk, tinder, pantries, bodega, cellaring, storey, subterranean, repository, pantry, touchwood, vaults, larder, tinderbox, spunk, rhytidome, tinderboxes, floor, crypt, butleries.

Cellar ingilizce tanımı, definition of Cellar

Cellar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A room or rooms under a building, and usually below the surface of the ground, where provisions and other stores are kept.