Censored türkçesi Censored nedir
- Sansür uygulamak.
- Sansürlemek.
- Sansürlenmiş.
- Sansüre uğramış.
- Sansür edilmiş.
- Sansürlü.
Censored ile ilgili cümleler
English: The news was censored for the time being.
Turkish: Haberler şimdilik sansürlenmiştir.
Censored ingilizcede ne demek, Censored nerede nasıl kullanılır?
Censored and truncated panel data model : Sansürlü ve budanmış panel veri modeli.
Censored and truncated regression : Sansürlü ve budanmış panel veri bağlaşımı.
Censored engodenous regressor : Sansürlü içsel bağlaştıran.
Censored latent effect : Sansürlü örtük etki.
Censored latent effects autoregresive model : Kendiyle bağlaşımlı sansürlü örtük etkiler modeli.
Censor board : Olağanüstü durumlarda ya da kimi ülkelerde olağan olarak tiyatro metinlerini inceleyen ve oynanıp oynanmayacağına karar veren kurul. Sıkıdenetim kurulu.
Censored regression : Sansürlü bağlaşım.
Censor title : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme belgesi. Bir filmin denetlemeden geçtiğini, serbestçe oynatılabileceğini belirtmek üzere verilen belge. (genellikle filmin başında da yer alması zorunlu kılınır).
Censored sample : Durdurulmuş örnekleme. Durdurulmuş örneklem.
Dynamic censored tobit model : Devingen sansürlü tobit model.
İngilizce Censored Türkçe anlamı, Censored eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Censored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blacked out : Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Bayılmış. Bilgiyi gizlemek. Bayılmak. Elektrik kesintisinden dolayı karanlığa gömülmüş. Karartmak. Işıklar kesilmek. Elektrik kesilmek. Elektrikler kesilmek. Karartılmış.
Precensor : Sansür koymak. Sansür etmek.
Expurgates : Müstehcen veya sakıncalı bölümlerini çıkarmak (bir kitap, oyun vb'nin). Arıtmak. Makaslamak. Sansürden geçirmek. Temizlemek.
Bowdlerizes : Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak. Sansürden geçirmek. Uygunsuz kısımları çıkarmak. Islah etmek. Arındırmak (zararlı içerik vb).
Expurgatory : Islah edici. Yasaklı.
Bowdlerizing : Islah etmek. Arındırmak (zararlı içerik vb). Sansürden geçirmek. Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak. Uygunsuz kısımları çıkarmak.
Bowdlerize : Sansürden geçirmek. Uygunsuz kısımları çıkarmak. Arındırmak (zararlı içerik vb). Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak. Islah etmek.
Expurgated : Arıtmak. Temizlemek. Terbiye edilmiş. Ayıklanmış. Arıtılmış. Sansürden geçirmek.
Censor : Sansürden geçirmek. Herhangi bir tiyatro yapıtını, öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak. Ön denetim. Denetleyici. Sansürcü. Yasaklamak. Sansür. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Denetlemek. Denetleme kurulu üyesi.
Censors : Sansür memuru. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Eleştirici. Sansürcü. Sansürden geçirmek. Denetçi. Sansür etmek. Sansür.
Censored synonyms : bowdlerising, expurgate, expurgatorial, censoring.
Censored zıt anlamlı kelimeler, Censored kelime anlamı
Uncensored : Sansürlenmemiş. Sansürsüz.

Bu kısımda Censored kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Censored ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Censored anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Censored ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.