Centred türkçesi Centred nedir

  • Merkezde toplanmak.
  • Amaçlı ve dengeli.
  • Ortaya gelmek.
  • Merkezlenmiş.
  • Öz-güven sahibi.
  • Ortalanmış.
  • Ortaya yerleştirmek.
  • Merkezde toplamak.
  • Ortadan.
  • Ortalı.
  • Yoğunlaşmak.
  • Ortalamak.
  • Çevresini dönüp dolaşmak.
  • Konsantre olmak.

Centred ile ilgili cümleler

English: "Tom! Do you realise that these sentences are very self-centred: They always either begin with or end with you! Even both!" she reproached Tom.
Turkish: "Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.

Centred ingilizcede ne demek, Centred nerede nasıl kullanılır?

Centred sequence : Merkezileştirilmiş dizi.

Body centred cube : Gövde merkezli küp.

Body centred cubic metal : Hacim merkezli küplü metal. Gövde merkezli küplü metal. Gövde merkezli küp metal.

Body centred lattice : Gövde merkezli kafes.

Body centred structure : Gövde merkezli yapı. Hacim merkezli yapı.

Selfcentred : Benci. Benlikçi.

Centre fed : Merkezde beslenmiş.

Body centred : Gövde merkezli.

Centre back : Sahanın ortasında oynayan defans oyuncusu. (futbol) orta saha.

Selfcentredness : Ben merkezcilik. Egosantrizm. Enaniyet.

İngilizce Centred Türkçe anlamı, Centred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Centre : Kemer inşaat desteği. Orta alan oyuncusu. Ortada olmak. Sente. Bir merkezde toplanmak. Orta alan. Göbek.

Centralizes : Merkeze bağlanmak. Merkezleşmek. Merkeze bağlamak. Bir yerde toplamak. Merkezileştirmek. Merkezileşmek. Merkezleştirmek. Merkezileştirilmek.

Centralized : Merkezleştirilmiş. Merkezi. Merkezileştirilmiş. Merkeze bağlamak. Merkezleştirmek. Özekselleştirilmiş. Yansızlaşmış. Merkeze bağlanmak.

Intensify : Kuvvetlendirmek. Şiddetlenmek. Koyulaştırmak. Şiddetlendirmek. Artırmak. Güçlendirmek. Pekiştirmek. Derinleşmek. Yoğunlaştırmak.

Focalises : Odaklanmak. Küçük bir alana sınırlamak. Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odaklamak. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize). Odak noktasına getirmek. Bir yere toplamak.

Pore over : Derin derin düşünmek. Tetkik etmek. Dalmak. Gözünü dikmek. Kendini vermek. İncelemek.

Egoistic : Egoist. Bencil.

Humane : İnsani. Merhametli. Yufka yürekli. İnsan. İyiliksever. Sevecen. Uygar. Beşeri. Hümanist. İnsanlığa yakışan.

Centred synonyms : self involved, human centered, centres, reach the middle, centralizing, poring, concentrate on, center alignment, pore, medially, humanist, condense, selfish, pored, centralises, intensifies, self absorbed, center, center upon, concentrate, egoistical, self centered, focalised, condenses, centralised, focalise, focus attention, densifies, densify, humanistic, centralise, condensing, centralising.

Centred zıt anlamlı kelimeler, Centred kelime anlamı

Inhumane : Kaba. İnsanlık dışı. İnsafsız. Acımasız. Zalim. Merhametsiz.

Altruistic : Başkalarını düşünen. Altruistik. Özverili. Fedakar. Özgecil.

Unselfish : Kendini düşünmeyen. Bencil olmayan. Kendi çıkarını düşünmeyen. Fedakar. Özgecil. Özverili. Cömert.