Cep nedir, Cep ne demek
Cep; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça.
- Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri

- Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta.
- Cep telefonu.
- Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.
"Cep" ile ilgili cümleler
- "Bayramın her günü gelirler, ellerini ceplerine sokarak dolaşırlardı." - A. Kutlu
- "Seninle yarın cepten konuşuruz."
Yerel Türkçe anlamı:
Eğri: Araba cep gidiyor.
Kıvam, olgunlaşma: Cebi gelmeden yimeği neye indirdin.
Ocağın yemek pişirilen köşesi.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: kese]
İngilizce'de Cep ne demek? Cep ingilizcesi nedir?:
Cep anlamı, kısaca tanımı:
Cep yakmak : Çok pahalı olmak.
Cebi para görmek : Parası yokken para kazanmaya başlamak.
Cebinden çıkarmak : Birinden çok üstün olmak.
Cebine indirmek : Hakkı olmadığı hâlde parayı kendine mal etmek.
Cebini doldurmak : Karşılaştığı elverişli durumlardan yararlanarak bol para kazanmak.
Cepten aramak : Bir kimseyi cep telefonundan aramak.
Cepten harcamak : Bir başkasının söylemediği bir sözü söylemiş gibi aktarmak.
Cepten vermek : Kendi kesesinden, kendi malından ödemek.
Cepten yemek : Bir ticarette kâra geçemeden para harcamak.
Cep defteri : Cebe sığabilecek büyüklükteki defter.
Cep faresi : Yankesici.
Cep feneri : Cepte taşınabilen, pilli, küçük fener.
Cep harçlığı : Bir kimseye ufak tefek gündelik harcamalarını karşılaması için verilen para.
Cep kitabı : Cepte taşınacak, cebe girecek biçimde küçük kitap.
Cep saati : Cepte taşınan saat.
Cep sözlüğü : Cepte taşınabilecek ve günlük gereksinime cevap verebilecek nitelikte küçük sözlük.
Cep takvimi : Cepte taşınabilecek küçük boy takvim.
Cep telefonu : Kişinin yanında taşıyabildiği, kablosuz telefon, mobil telefon.
Cep televizyonu : Çok küçük boyutta veya cebe sığabilecek küçüklükteki televizyon.
İç cep : Palto, pardösü, ceket gibi giysilerin iki ön parçasına açılan cep.
Yalancı cep : Ceket, yelek vb.nde cebin olması gereken yerde bulunan dikili kapak.
Cebi delik : Tutumlu olmayan (kimse), savurgan.
Kitap cebi : Kitabın arka kapağına konulan, içinde kitapla ilgili künye ve kitabı ödünç alan okuyucu bilgilerinin bulunduğu karton bölme.
Saat cebi : Saat konulmak üzere pantolonlara, özellikle yeleklere yapılmış olan cep.
Sığınma cebi : Kara yollarında araçların durmasına, beklemesine ayrılmış, yolun sağ tarafında yer alan bölüm, alan.
Canı cebinde : Zayıf ahlaklı (kimse).
Cep : Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Cep telefonu. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri.
Cep dozölçeri : Cepte taşınabilecek biçimde tasarlanmış dozölçer.
Cep harçlığını çıkarmak : günlük masrafını karşılayacak kadar kazanç sahibi olmak. İlgili cümle: "Tuttuğu odayı, ayda üç bin Frankla başkasına veriyor; arada hiç olmazsa cep harçlığını çıkarıyordu." A. İlhan.
Cep sineması : Genellikle 100-600 arası izleyici alabilecek boyda sinema.
Cep tiyatrosu : Sahnenin seyirciye çok yakın ilişkide olduğu az kişi alan tiyatrolar için kullanılan deyim.
Cep yarasası : Yarasalar (Chiroptera) takımının, serbest kuyruklu yarasagiller (Emballonuridae) familyasından, Guyana ve Brezilya'da yaşayan bir memeli türü. (Saccopteryx leptura): Yarasalar (Chiroptera) takımının serbest-kuyruklu-yarasagiller (Emballonuridae) familyasından bir memeli türü. Guyana ve Brazilyada yaşar.
Cep ile ilgili Cümleler
- Cep saatinden saate baktı.
- Jale cep telefonuyla annesinin bir fotoğrafını çekti.
- O ve onun kızı sık sık kendi evleri içinde birbirlerine cep telefonuyla mesaj attılar.
- Cep telefonları tünelde çalışmaz.
- Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci, cep telefonundan mesaj atıyorlardı.
- O, cep telefonunu kaptı ve kocasını aradı.
- Cep telefonları çekmiyor.
Diğer dillerde Cep anlamı nedir?
İngilizce'de Cep ne demek? : n. brown edible mushroom
n. cep
n. zip code, area code
Fransızca'da Cep : [le] bağ kütüğü, omça
Almanca'da Cep : n. Tasche
Rusça'da Cep : n. карман (M), мешок (M)
adj. карманный

Bu kısımda Cep nedir? Cep ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cep tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cep hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.