Chagrined türkçesi Chagrined nedir

Chagrined ingilizcede ne demek, Chagrined nerede nasıl kullanılır?

Chagrin : Gücendirmek. Tasalanmak. Üzüntü. Rezil etmek. İç sıkıntısı. Üzmek. Sıkmak. Üzülmek. Keder. Can sıkmak.

Chagrining : Sıkmak. Gücenmek. Üzmek. Can sıkmak. Tasalanmak. Utandırmak. Rezil etmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Ümidini kırmak. Üzülmek.

Chagrins : Utandırmak. Üzmek. Rezil etmek. Ümidini kırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Can sıkmak. Gücenmek. Sıkmak. Üzülmek. Tasalanmak.

İngilizce Chagrined Türkçe anlamı, Chagrined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chagrined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disappointed : Ümidi kırılmış. Hayal kırıklığına uğramış. Sukutu hayale uğramış. Bozuk. Düş kırıklığına uğramış. Hayal kırıklığı uğramış. Hüsrana uğramış.

Hurt : Rencide etmek. Kalbini kırmak. Acımak. Acıtmak. Gücenmiş. Zarar vermek (bir uzva). Yaralamak. İncinmek. Kırmak.

Afflicted : Bağrı yanık. Müteessir. Hastalığa yakalanmış. Tutulmuş. Özürlü (zihinsel veya bedensel). Sarsılmış. (hastalık) çeken. Zihinsel özürlü. Uğramış.

Crestfallen : Süngüsü düşük. Mutsuz. Meyus. Yılgın. Başı önüne eğilmiş. Düş kırıklığına uğramış. Mahzun. Kederli.

 

Displeased : Hoşnutsuz. Gücendirilmiş. Memnuniyetsiz. Dargın. Gücenmiş. Gücendirilen.

Injured : Mutazarrır. Yaralı. Yaralanmış. Mağdur. Zarar gören. Zarar görmüş. Dargın. İnciniş. Mecruh.

Discomposed : Karıştırmak. Şaşırtmak. Bozunuma uğramış. Düzenini bozmak. Bozulmuş. Bozmak.

Bleakest : Akkefal. Rüzgara açık. Rüzgar alan. Rüzgara maruz. Kötü. Umutsuz. Sevimsiz. Çıplak. Kara.

Blue : Har vurup harman savurmak. En iyi doğrusal yansız tahminci. Çürümüş. Hüzünlü. Umutsuz. Mavi. Canı sıkkın. Çivit.

Wroth : Öfkeli. Dargın. Hiddetli. Kızgın. Çok kızmış.

Chagrined synonyms : sorest, sorer, sore, bleak, resentful, vexed, abashed, dejected, dampy, careworn, gutted, embarrassed, bleaker, aggrieved, disgruntled, browned off, disillusioned, depressed, offended.

Chagrined zıt anlamlı kelimeler, Chagrined kelime anlamı

Composed : Oluşan. Bileşke. Kompoze. Sakin. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Bileşmiş. Kendi halinde. Oluşmuş.