Chances are türkçesi Chances are nedir

Chances are ile ilgili cümleler

English: The chances are two to one against us.
Turkish: Şanslar bize karşı bire iki.

English: Take it easy. I can assure you that chances are in your favor.
Turkish: Sakin olun. Ben fırsatların sizin lehinize olduğunu size temin ederim.

English: The chances are that he will win.
Turkish: Büyük ihtimalle o kazanacak.

English: Chances are Moustapha was right.
Turkish: Muhtemelen Mustafa haklıydı.

English: The chances are that the boss will send you to California.
Turkish: Değişiklik patronun seni Kaliforniya'ya göndermesi.

Chances are ingilizcede ne demek, Chances are nerede nasıl kullanılır?

Chances : Risk. Olasılık. İhtimal. İmkan. Riziko. Kısmet. Tesadüf. Talih. Baht. Fırsat.

Are : Are. Ar. Yüz metrekarelik bir alan ölçüsü. 100 metrekare eşit fransız yüz ölçüsü. Yüz metre karelik bir alan ölçüsü. Mutlak göreli hata. Yüz metrekare. -sin. 100 metrekare'ye eşit alan ölçüsü birimi.

The chances are : Muhtemelen.

The chances are that : Çok olasıdır ki. Büyük olasılıkla.

A fat lot you care : Birisi gerçekten ilgilendiğini sanabilir!.

Abandonware : Daha önceden yayınlanan ve telif hakkı alınan fakat artık satılmayan veya teknik olarak desteklenmeyen yazılım programı. Eski ve kullanılmayan yazılım.

 

İngilizce Chances are Türkçe anlamı, Chances are eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chances are ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceivably : İhtimal dahilinde. Tasavvurundan haraketle. Olası. Böyle bir varsayımı dikkate alırsak. Makul olarak.

Anyway : Zaten. Her neyse. Nasıl olsa. Her durumda. Herhangi bir şekilde. Ne olursa olsun. Herneyse. Hem. Neyse.

In any case : Her durumda. İllaki. Her halukarda. Nasıl olursa olsun. Nasılsa. Her hakte. İlla. Ne olursa olsun. Herhalde.

Rain or shine : Tenek nasıl olursa olsun. Öyle ya da böyle. Ne olursa olsun. Hava iyi de olsa kötü de olsa.

Assumably : Varsayılabilir olarak. Varsayılabilir şekilde. Her ihtimale göre. Makul bir şekilde. Üstlenilebilir bir şekilde.

As likely as not : Büyük bir ihtimalle. Belki de. Büyük bir olasılıkla.

Very likely : Büyük olasılıkla. Çok muhtemelen. Büyük bir olasılıkla. Kuvvetle muhtemel.

In any event : Her şekilde. Her durumda. Buna karşın. Ne olursa olsun. Herhalde. Zaten. Her halukarda. Her ne pahasına olursa olsun. Her halde.

Perchance : Olur ya. Belki. Şayet. Şans eseri. Kazara. Bir ihtimal.

In all likelihood : Çok mümkündür. Büyük bir olasılıkla. En iyi ihtimalle. Neredeyse kesin. Büyük olasılıkla. Olası. Büyük bir ihtimalle.

Chances are synonyms : presumedly, in spite of everything, supposably, in posse, at all events, presumably, either way, easily, peradventure, arguably, likely, in all probability, by all manner of means, howsoever, quite likely, however, apt to, at any rate, belike, and yet, most probably, by all odds, most likely, none the less, doubtless, perhaps, conceivable, anyways.