Chancres türkçesi Chancres nedir
- Frengi çıbanı.
- Şankr.
- Şankır.
Chancres ingilizcede ne demek, Chancres nerede nasıl kullanılır?
Soft chancre : Yumuşak şankr.
Chancre : Şankır. Frengi çıbanı. Şankr.
Chancroid : Ülser veya iltahap türü. Yumuşak şankr. Şankroid.
Chancroidal : Ülser veya iltahap türüne ait.
Chancroids : Yumuşak şankr. Şankroid. Ülser veya iltahap türü.
Chancrous : Şankröz.
Chance medley : Kasıtsız cinayet. Meşru müdafaa sırasında adam öldürme. (bir kavga sırasında) kazara adam öldürme.
Chance of rain : Yağmur yağma olasılığı.
Chanc : Belirli avrupa ülkelerinde başbakan. Belirli yarğıçların sıfatı. Bir kral veya diğer önemli görevlilerin danışmanı. Bir üniversitenin yönetici görevlisi (abd). Bir yüksek mahkeme rahibi (katoliklik).
Chance it : Riske girmek. Tehlikeyi göze almak. Şansını bir denemek. Şansını dene!. Bir kez dene!. Bir denemek. Risk al!.
İngilizce Chancres Türkçe anlamı, Chancres eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Chancres ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unplanned : Plansız. Planlanmamış. Hesapsız.
Day : Çağ. Gündüz. Zaman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devir. Dönem. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gün. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Gündüzlü (öğrenci).
Clean slate : Temiz bir sayfa. Yeni başlangıç. İşaretsiz kayıt veya teyp. Yeni bir başlangıç.
Casual : Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen. Gelişigüzel. Rastlantı eseri. Gündelikçi. Rasgele. Sıradan. Gündelik. Geçici. İlgisiz. Tesadüfen olan.
Audience : Okuyucu veya dinleyici kitlesi. İzleyiciler veya dinleyiciler topluluğu. Eylem içinde, topluluk karşısında yapılan bir gözlem ya da deneylemede duruma katılmamakla birlikte gözlemci üstlencesi bulunan kimse. bk. kümeölçüm. Mahkemede konuşma özgürlüğü. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Resmi görüşme. Dinleyici. İzlerçevre. Okuyucu kitlesi. Duruşma.
Opportunity : Elverişli durum. Uygun durum. Vesile. İmkan. Şans. Meydan. Münasebet. Elverişli zaman. Fırsat. Olanak.
Opening : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Genişlik derecesi. Açıklık derecesi.
Possibility : İmkan. Olurluk. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olabilirlik. Olanak. İhtimal. Olanaklılık. Olasılık. Kapı.
Shot : Kadeh. Kafası dumanlı. Çakırkeyif. Yudum. Atış. Atım. Nişancı. Bitkin. Eski. Şanjan.
Chancres synonyms : fresh start, hunting ground, possibleness, brass ring, chancre, crack, syphilitic ulcer, hearing, occasion, throw, room, say, tabula rasa, street.
Chancres zıt anlamlı kelimeler, Chancres kelime anlamı
Impossibility : İmkansız şey. Çıkmaz yol. Olanaksızlık. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı. İmposibilite. İmkansızlık.
Planned : Planlanmış. Hesaplı. Tasarlanmış. Planlı.

Bu kısımda Chancres kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Chancres ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Chancres anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Chancres ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.