Chaperone türkçesi Chaperone nedir

  • Nezaret etmek için genç evlenmemiş bir bayanla seyahat eden kimse.
  • Kaperon.
  • Katlanmamış ya da kısmen katlanmış bir hedef proteine bağlanan ve parçalanmasını ya da düzensiz katlanmasını engelleyen endoplazmik retikulum zar proteini, sıcak şoku proteinleri; protein disülfit izomeraz gibi bir tür protein.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın.
  • Şaperon.

Chaperone ile ilgili cümleler

English: The young couple was accompanied by a chaperone.
Turkish: Genç çifte bir hastabakıcı tarafından eşlik edildi.

English: Ali and Mary don't need a chaperone.
Turkish: Ali ve Mary'nin bir refakatçiye ihtiyacı yok.

English: I'm your chaperone.
Turkish: Senin şaperonunum.

Chaperone ingilizcede ne demek, Chaperone nerede nasıl kullanılır?

Chaperoned : Korumak veya bekçilik etmek. Genç kıza eşlik etmek. Gardiyan. Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Muhafız. Şaperon.

Chaperones : Şaperon. Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Nezaret etmek için genç evlenmemiş bir bayanla seyahat eden kimse.

Unchaperoned : Eşlik edilmeksizin. Eşlik edilmemiş. Kavalyesiz. Refakatsiz. Damsız. Genç bir kıza eşlik etmeksizin.

Chaperon : Genç kıza eşlik etmek. Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Korumak veya bekçilik etmek. Isı şok proteini. Muhafız. Şaperon. Gardiyan.

 

Chaperonage : Genç evlenmemiş bayanlara eşlik eden ve gözeten.

Chaperonin : Bakteriler, plazmitler, mitokondriler ve ökaryotik hücre sitozollerinde bulunan ısı şok proteinleri. Şaperonin.

Chapels : İbadet odası. İbadet yeri. Küçük kilise. Mabet. Matbaacılar birliği. Basımevi çalışanları sendikası. Dua odası. Şapel. Tapınak.

Chaperons : Şaperon. Korumak veya bekçilik etmek. Muhafız. Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Genç kıza eşlik etmek. Gardiyan.

Chaperoning : Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Muhafız. Korumak veya bekçilik etmek. Gardiyan. Şaperon. Genç kıza eşlik etmek.

Chapelgoer : İngiltere'de ingiltere kilisesi'ne bağlı olmayan protestan.

İngilizce Chaperone Türkçe anlamı, Chaperone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chaperone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

 

Escort : Eşlik eden (koruma veya gözetim için). Refakat etmek. Eşlik etme. Korumak. Eşlik etmek (korumak veya gözetmek amacıyla). Refakatçi. Maiyet. Eşlik etmek. Kavalyelik etmek. Koruma.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Defender : Savunma oyuncusu. Savunan. Koruyucu kimse. Savunan kişi. Müdafaa eden. Savunan kimse. Müdafi. Savunucu. Tarafını tutan. Ünvanını koruyan şampiyon.

Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı.

Duenna : Dadı. Mürebbiye. Genç kıza eşlik eden kadın.

Protect : Saklamak. Yabancı mala yüksek gümrük koyarak yerli malı korumak. Vikaye etmek. Kollamak. Sahip çıkmak. Koruyup kollamak. Savunmak. Gözetmek. Muhafaza etmek.

Chaperoned : Korumak veya bekçilik etmek. Gardiyan. Muhafız. Genç kıza eşlik etmek.

Chaperone synonyms : den mother, a protein, abductor muscle, a chromosome, abiotic factor, abo blood groups system, chaperons, chaperoning, a site, aardwolf, a cell, housemother, guardian, shielder, chaperones, chaperon, protector, abiotic environment, abambulacral area, aardvark.