Chelicere türkçesi Chelicere nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Zehir çengeli.
  • Örümceklerde (araneida) başlıgöğsün (sefalotoraks) ön bölgesinde bulunan ve bir zehir kesesine bağlı olan bir tip ekstremite. keliser.

Chelicere ingilizcede ne demek, Chelicere nerede nasıl kullanılır?

Chelicer : Keliser. Örümceklerin, kenelerin ve akarların bulunduğu chelicerate eklem bacaklılarda, beslenme işleminde en önemli fonksiyona sahip olan, vücudun en önünde bulunan bir çift ek yapı.

Chelicera : Örümcek, akrep ve diğer arahnidlerin başının ön kısmında bulunan bir çift kıskaç benzeri oluşum. Şeliser. Pençe veya kıskaç benzeri uzantılar çifti (örümceklerde ve diğer eklem bacaklılarda).

Chelidonium bromide : Kuvarterner amin türevi olan parasempatolitik etkili bir ilaç. Klidinyum bromür.

Chelignathopalatoschisis : Şelignatopalatoşizis. Üst dudak, üst çene ve üst damağın doğuştan yarık olması.

Cheliognathus : Üst dudak ve üst çene diş eti bölgesinin doğuştan yarık olması. Şelignatus.

Hatcheling : Keten tarağı. Keten taramak. Rahatsız etmek. Sıkmak. Kendir tarağı. Üzmek.

Bachelier process : Bachelier süreci.

Michelin : Tekerlek tipi. Bir lastik tekerlek üreticisi adı. Bir soyadı.

Cheliped : İri bir kıskacı olan ön uzuv çiftinden biri (yengeçlerde ve ıstakozlarda).

 

İngilizce Chelicere Türkçe anlamı, Chelicere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chelicere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

 

Member : Öğe. Uzuv. Organ. Üye. Aza. Çubuk. Taraf (denklem). Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Kılgan.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

Appendage : Başkasına muhtaç kimse. Daha büyük ya da önemli bir şeye eklenmiş şey. Eklenti. Uzantı. Katkı. Ek. İlave. Zeyil. Apendaj. Vücut uzantısı.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Chelicere synonyms : chelicerate, acacia, a site, extremity, abiotic factor, abambulacral area, a cell, abramis zone, aardvark, abo blood groups system.