Chirp türkçesi Chirp nedir

Chirp ile ilgili cümleler

English: As he sits in the dark, typing away at his computer, he hears the sound of morning birds chirping away and realizes he has been up all night - but the insomniac still refuses to sleep.
Turkish: O karanlıkta otururken bilgisayarında yazı yazıyor, cıvıl cıvıl öten sabah kuşlarının sesini duyuyor ve bütün gece uyumadığını fark ediyor- fakat uykusuzluk hastası hâlâ uyumayı reddediyor.

English: Did you hear the birds chirping?
Turkish: Kuşların cıvıl cıvıl öttüğünü duydun mu?

English: The birds chirp loudly while flying rapidly.
Turkish: Kuşlar hızla uçarken yüksek sesle cıvıltı yaparlar.

English: I can hear the chirping of insects.
Turkish: Ben böceklerin cıvıltısını duyabiliyorum.

English: Birds are chirping.
Turkish: Kuşlar cıvıldıyor.

Chirp ingilizcede ne demek, Chirp nerede nasıl kullanılır?

Chirped : Cıvıltı. Cırıltı. Cırıldama. Cırlamak. Cıvıldamak. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak. Cırıldamak. Neşe.

Chirper : Neşe dolu kimse. Cıvıldayan kimse.

Chirpers : Neşe dolu kimse. Cıvıldayan kimse.

Chirpier : Neşeli. Cıvıl cıvıl.

Chirpiest : Neşeli. Cıvıl cıvıl.

 

Chirpily : Cıvıl cıvıl bir halde. Neşeli biçimde.

Chiral compound : Enantiomerler. Kiral bileşik. Şiral bileşik.

Chiral carbon : Şiral karbon. Asimetrik karbon atomu.

Chiral : Kiral. Aynadaki görüntüsünün üzerine yeni birşey eklenemez (moleküller hakkında).

Chiral center : Şiral merkez. Asimetrik karbon atomu.

İngilizce Chirp Türkçe anlamı, Chirp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chirp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheerfulness : Keyiflilik. Şenlik. Neşelilik.

Screeched : Gıcırdatmak. Tiz bir ses çıkarmak. Tiz sesle bağırmak. Acı çığlık koparmak. Acı acı bağırmak. Çığlık atmak. Acı ve ince bir çığlık atmak. Tiz bir ses. Çığlık.

Chirps : Yazmak veya asılmak.

Squalled : Avazı çıktığı kadar bağırmak. Ani ve şiddetli rüzgar. Fırtına çıkmak. Fırtına patlamak. Cıyaklamak. Yaygara koparmak. Ciyak ciyak bağırmak. Feryat etmek. Cıyak cıyak bağırmak.

Euphorias : Mutluluktan uçma. Zindelik hissi. Mutluluk. Hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi. Öföri. Coşku. Öfori. Yerinde duramama.

Babble : Boşboğazlık etmek. Gevezelik etmek. Anlaşılması güç konuşma. Şırıltı. Çağlamak (su). Sır söylemek. Uğultu. Aptalca konuşma. Mırıldanmak. Çocukça konuşma.

Chirrup : Cıvıltılı sesler çıkarmak.

Chippering : Çene çalmak. Şık. Tarakçı. Neşeli. Canlı. Yonga makinesi. Yongalayıcı. Cıvıltılı sesler çıkarmak. Yüzey pürüzlendirici.

Chippered : Gevezelik etmek. Cıvıltılı sesler çıkarmak. Kuş gibi cıvıldamak. Çene çalmak.

Chirp synonyms : chirped, let out, chipper, let loose, screach, chittering, chirrups, tweets, squall, blisses, stridulation, blare, peep, cheeriness, cheep, brightness, animal spirits, screeches, buoyancies, chitter, cheer, screak, bliss, tweet, babbles, cheeping, squalls, chirruping, twittered, euphoria, cheeped, chippers, stridulate.

 

Chirp ingilizce tanımı, definition of Chirp

Chirp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a shop, sharp, cheerful, as of small birds or crickets. A short, sharp note, as of a bird or insect.