Chromatide türkçesi Chromatide nedir
- Kromotid.
Chromatide ingilizcede ne demek, Chromatide nerede nasıl kullanılır?
Chromatid aberrations : Kromatit bozuklukları. Dna sentez safhasından sonra uygulanan ışınlamalarla kromatitlerde ortaya çıkan bozuklukların genel adı. kromatit anormallikleri.
Chromatid bar : Kromatit bar. Entamoeba spp. nin genç kistlerinde ışık mikroskobuyla görülebilen rna kümesi.
Sister chromatid exchange : Kardeş kromatitler arası değişim. Bir mayoz tetradının ya da eşlenmiş somatik kromozomun kardeş kromatitleri arasındaki krosingover.
Chromatid : Kromatid. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mitozda ayrılma öncesi iki katına çıkmış dna molekülü. Kromatit. Renkli topak. Hücre bölünmesinin profaz ve metafaz safhasında ortaya çıkan ve kromozomu teşkil eden dna maddesinin kendini eşlemesi sonucu oluşan, sentromer ile bağlı iki iplikten her biri. bölünmenin anafaz safhasında ayrılarak oğul kromozomlara geçerler.
Chromatic : Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Kromatik. Renksel. Renklerle ilgili. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renklere ait. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren.
Chromatic dispersion : Renkser saçılım. Kromatik saçılma. Kromatik bozulma. Kromatik dağılım. Renk dağılımı. Renk saçılımı.
Chromatic scale : Kromatik gam.
Chromatic distortion : Renk sapması. Aydınlık ve çevre koşullarıyle maddesel renklerin, renk uyartı değerlerinin değişmesi.
Chromatic printing : Renkli baskı.
Chromatic sensitivity : Renk duyarlığı.
İngilizce Chromatide Türkçe anlamı, Chromatide eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Chromatide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fibril : Lifçik. İplikçik. Lifcik. Kökcük. İplikcik. Fibril. Telcik. İplilçik.
Pigmentation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Renk verici maddenin birikimi. pigment artışı nedeniyle deri veya dokularda meydana gelen renk değişikliği. tavukların gaga, bacak ve kloaka rengi. Cildin doğal renginde olması. Pigmentlenme. Bir organ veya organizmada renk veren maddelerin toplanması. Boyarlanım. Hücrelerin renklenmesi. Pigment artışı nedeniyle deri veya dokuda meydana gelen renk koyuluğu veye renk değişikliği, pigment birikimi. Pigmentasyon. Renkli madde oluşturma.
Chromosome : Kalıtım ipliği. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı. Soyaktaran. Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir. Kromozom. Kromosom.
Filament : Genellikle küçük iplik şeklinde yapılar için kullanılan bir terim; böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde tungsten madeninden ya da kömürden iletken. İnce tel. Filaman. Genellikle küçük iplik biçimindeki yapılar için kullanılan bir terim. böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Işıtaç teli. Filament. İplik biçiminde ince uzantı, lif biçiminde ince uzun oluşum. Elektrik ışıtaçlarında, radyo ışıtaçlarında bulunan, ısıya çok dayanıklı, ergime noktası çok yüksek, elektrik akımı geçirilince akkor olabilen tungstenden incecik tel. Ercik sapı.
Strand : Tel. Bükmek (ip). Zor durumda bırakmak. Örgü. Aşama. Karaya oturmak. Halatın bir kolu. Boncuk dizisi. Karaya oturtmak.
Chromatide zıt anlamlı kelimeler, Chromatide kelime anlamı
Depigmentation : Pigment kaybı. Depigmentasyon. Zardaki renk veren maddenin çıkarılması. Renksizleşme. Bir hücrenin pigmentini kaybetmesi. Depigmantasyon.
Diatonic : Diyatonik.

Bu kısımda Chromatide kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Chromatide ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Chromatide anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Chromatide ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.