Chromosome türkçesi Chromosome nedir

  • Soyaktaran.
  • Kalıtım ipliği.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kromosom.
  • Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı.
  • Kromozom.
  • Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir.

Chromosome ile ilgili cümleler

English: Men have an X and Y chromosome; women, two Xs.
Turkish: Erkeklerin X ve Y kromozomları vardır; kadınların iki tane X.

Chromosome ingilizcede ne demek, Chromosome nerede nasıl kullanılır?

Chromosome aberrations : Kromozomların embriyo gelişimini değiştirebilen yapılarında veya sayılarındaki düzensizlikler. Kromozom anormallikleri. Kromozom sapmaları.

 

Chromosome analysis : Kromozom analizi.

Chromosome bridge : Kromozom köprüsü. Genellikle kromozomlarda meydana gelen anormallikler sonucu oluşan, disentrik bir kromozomun iki sentromerinin karşılıklı kutuplara çekilmesi nedeniyle, anafaz kromozomlarının birbirinden uzaklaşan grupları arasında oluşan köprü. bu tür yapılarda, asentrik kromozom parçaları mevcuttur.

Chromosome loss : Kromozom kaybı. Hücre bölünmesi esnasında, yavru hücrelere geçmesi gereken bir kromozomun kaybolması ya da oluşan yeni hücreye ulaşamaması.

Chromosome mutation : Kromozomların sayı ve yapısında, trizomi, duplikasyon, kopma, dönme, eklenme vb. olaylarla ortaya çıkan değişiklikler. Kromozom mutasyonu. Kromozom mütasyonu.

Chromosome number : Kromozom sayısı.

B chromosome : B kromozomu. Normal ya da a kromozomlarıyla çift oluşturmayan, düzensiz oldukları için mendel tipi kalıtım göstermeyen, genellikle çiçekli bitkilerde görülen kromozomlar. aksesuar kromozom, ilave kromozom.

Chromosome pairing : Mayozun profazında anadan ve babadan gelen homolog kromozom çiftlerinin geçici olarak birleşmesi. Sinapsis. Kromozom çifti.

Lagged chromosome : Anafaz esnasında bir ya da daha fazla sayıdaki kromozomun, kutuplara doğru hareketinin gecikmesi. Geri kalmış kromozom.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

İngilizce Chromosome Türkçe anlamı, Chromosome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chromosome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Metacentric chromosome : Sentromeri tam ortada veya ortaya yakın olan kromozom. Sentromeri ortada bulunan ve bu nedenle kromozom kolları birbirine eşit olan, v şeklinde gözüken kromozom. Metasentrik kromozom.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Factor : Tambölen. Öğe. Eleman. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Finansör (üretimde). Çarpan. Birlikte ya da ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, koşullardan her biri. zeka ölçümünde, uygulanan iki ya da daha çok sayıda testten elde edilen sonucu belirleyen ve etkileyen böylece ayrı test puanları arasında bağlılaşma sağlayan varsayımsal özellik, yetenek ya da yetenek öğelerinden biri. Aracı kuruluş. Kahya (isk.). Alacaklandırıcı.

Autosome : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cinsel olmayan kromozom. Avtosom. Cinsiyet kromozomu olmayan kromozomlar. Otozom. Normal tipik bir kromozom.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya.

Karyosome : Çekirdek içinde bulunan özel kromatin topluluğuna verilen eski bir terim. yalancı çekirdekçik. Kromatin kümelerinden her biri. Hücre çekirdeği içinde bulunan düzensiz kromatin kütlesi (biyoloji terimi). Karyozom.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Chromosome synonyms : somatic chromosome, chromatin granule, nucleolus organiser, nucleolar organizer, nucleolar organiser, karyon, nucleolus organizer, caryosome, acrocentric chromosome, chromatin, telomere, nucleus, abacus bodies, chromosomes, abiotic environment, aardwolf, a chromosome, anat chromosoma, a cell, aardvarks, body, sex chromosome, acentric chromosome, cell nucleus, abiotic factor, kinetochore, abramis zone, gene, aardvark, telocentric chromosome, a protein, cistron, chromatid.

Chromosome ingilizce tanımı, definition of Chromosome

Chromosome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The idant of Weismann. One of the minute bodies into which the chromatin of the nucleus is resolved during mitotic cell division.