Lagged chromosome türkçesi Lagged chromosome nedir

  • Anafaz esnasında bir ya da daha fazla sayıdaki kromozomun, kutuplara doğru hareketinin gecikmesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Geri kalmış kromozom.

Lagged chromosome ingilizcede ne demek, Lagged chromosome nerede nasıl kullanılır?

Lagged : İzoleli. Gecikmeli. Yalıtım malzemesi ile kaplamak. Geri kalmak. Gecikmek. Duraklamak. Tahta kaplamak.

Chromosome : Kromozom. Kromosom. Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir. Soyaktaran. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı. Kalıtım ipliği.

 

Lagged dependent variable : Gecikmeli bağımlı değişken.

Lagged effect : Gecikmeli etki. Bir fonsiyonel ilişkide bağımsız değişkende ortaya çıkan bir değişmenin belirli bir dönem sonra bağımlı değişkende yarattığı etki.

Lagged endogenous variable : Gecikmeli içsel değişken.

Lagged latent dependent variable : Gecikmeli örtük bağımlı değişken.

İngilizce Lagged chromosome Türkçe anlamı, Lagged chromosome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lagged chromosome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Lagged chromosome synonyms : a cell, aardvark, abo blood groups system, a site, abacus bodies, acacia.