Karyosome türkçesi Karyosome nedir

  • Kromatin kümelerinden her biri.
  • Karyozom.
  • Soyaktaran.
  • Çekirdek içinde bulunan özel kromatin topluluğuna verilen eski bir terim. yalancı çekirdekçik.
  • Kalıtım ipliği.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hücre çekirdeği içinde bulunan düzensiz kromatin kütlesi (biyoloji terimi).

Karyosome ingilizcede ne demek, Karyosome nerede nasıl kullanılır?

Karyostenosis : Karyostenoz.

Anisokaryosis : Anizokaryozis. Çekirdek eşitsizliği.

Karyogamic : İki hücre çekirdeğinin birleşmesine ait veya ilgili (biyoloji terimi). Karyogamiye ilişkin.

Karyogamy : Spermiyumlardan yalnızca birinin pronükleusunun ovumun dişi pronükleusuyla birleşip kaynaşması. (biyoloji) iki hücre çekirdeğinin birleşmesi (sperm hücresi ve yumurtalık çekirdeklerinde olduğu gibi). Karyogami.

Karyogram : İdiyogram. Bir bireyin karakteristik kromozom yapısının diyagram olarak ifadesi. kromozomların boyları, uzun ve kısa kollarının birbirine oranı, sentromerin yeri, kromozom bantları gibi özellikler kullanılarak hazırlanır. karyogram.

Karyolymph : Hücre çekirdeğinin sıvı kısmı (biyoloji terimi). Karyolenf. Çekirdek sıvısı.

Karyolytic : Karyolitik. Hücre çekirdeğinin dağılmasıyla ilgili (biyoloji terimi).

Karyoplasmatic : Karyoplazma ile ilgili. Hücre çekirdeğinde bulunan protoplazma ile ilgili (biyoloji terimi).

 

Karyokinetic : Karyokinetik. (biyoloji) karyokintik. Hücre çekirdeğinin bölünmesiyle ilgili. Hücre çekirdeği bölünmesi sırasında meydana gelen değişikliklerle ilgili.

Karyokinesis : Mitoz bölünmede çekirdekte ortaya çıkan değişikliklerin tümü. (biyoloji) karyokinez. Karyokinez. Çekirdek bölünmesi. Hücre çekirdeğinin bölünmesi. Mitoz. Hücre çekirdeği bölünmesi sırasında meydana gelen değişiklikler.

İngilizce Karyosome Türkçe anlamı, Karyosome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Karyosome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Chromosome : Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı. Kromozom. Kromosom. Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir.

Mitochondrion : Mitokondriyon. Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organel. Ökaryotik hücre sitoplazmasında enerjiyle ilgili atp’den adp ve inorganik fosfat oluşturarak enerji açığa çıkaran ve sitoplazmada dna maddesini bulunduran, bölmelerinin yapısına göre krista ve tubulus tipi mitokondriyonlar diye ikiye ayrılan zarsı organel. Ökaryot hücrelerin sitoplazmasında bulunan, iki zarla çevrili olup iç zarı içe doğru krista denen uzantıları meydana getiren, krebs devri ve oksidatif fosforilasyon olaylarının yapıldığı ve sonuçta atp'nin oluştuğu, küçük halkasal dna'sı ve ribozomları olan bir organel. Mitokondri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

Karyosome synonyms : chondriosome, a cell, abductor muscle, abambulacral area, aardwolf, abramis zone, aardvarks, abacus bodies, abiotic factor, caryosome.