Kromozom nedir, Kromozom ne demek

Kromozom; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Kromozom" ile ilgili cümleler

  • "İnsanda kromozom sayısı yirmi üç çifttir."

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. chroma: renk; soma: vücut) Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler hâlinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. Kromozomlar üzerinde genler dizilidir. Her kromozom çok uzun bir DNA molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. İnterfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. Prokaryot hücrelerin tek DNA molekülüne de kromozom denir.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan DNA ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı.

 

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hücre bölünmesi anında kromatin ipliklerinin kısalıp kalınlaşmasıyla ortaya çıkan, üzerinde her türde belli sayı ve biçimde genleri taşıyan, DNA molekülü ve onun yardımcı proteinlerini içeren, ışık mikroskobunda incelenebilinen ve sentromerlerin bulunduğu yere göre metasentrik, submetasentrik, akrosentrik ve telosentrik kromozomlar olarak adlandırılan koyu renkli cisimcikler.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Yun. khroma = renk, Yun.soma = vücut): Çekirdekte bulunan, göze bölünmesi sırasında belirli hale geçen, sayı ve biçimi her tür için sabit olan, koyu boyanan ve ekviprodüktif özelliğe sahip parçaların herbiri.

İngilizce'de Kromozom ne demek? Kromozom ingilizcesi nedir?:

chromosome, anat chromosoma

Fransızca'da Kromozom ne demek?:

chromosome

Kromozom hakkında bilgiler

Kromozom, (Yunanca, chromos (renk), soma (vücut)); DNA'nın "histon" proteinleri etrafına sarılmasıyla, yoğunlaşarak oluşturduğu, canlılarda kalıtımı sağlayan genetik birimlerdir. Mikronla ölçülüp ancak elektron mikroskobuyla görülebilirler.

Hücre, bitkisel ya da hayvansal her türlü yaşam biçiminin en küçük birimidir. Her hücre bir sitoplazma ve çekirdekten meydana gelir. (Prokaryot canlılar hariç) Kromozomlar hücre çekirdeği içinde bulunurlar ve ipliksi yapıdadırlar. Kromozomlar, molekül yapıları çok iyi bilinen DNA (deoksiribo nükleik asit) zinciri ile histon denilen protein zincirinden oluşur. DNA zincirleri de özgül proteinleri sentezlemekle görevli gen adı verilen birimlerden oluşur.

 

Karyokine bölümü sırasında mitoz bölünmenin interfaz evresinde kromatin ağı şeklinde bulunan DNA, profaz evresinde kısalıp kalınlaşmaya başlar ve metafaz evresinde en kısa duruma gelir. Yaklaşık 10.000 kat kısalmış haliyle ışık mikroskobunda 100'lük objektifte incelenebilir. Kromozomlar, İ, V, J harfleri gibi biçimlerde görünür ve boyutları mikronla ölçülür. Kromozomların sayısı canlı türlerinde değişiklik gösterir. Örneğin sirke sineğinde 8, kurbağada 26, farede 42, köpekte 78 kromozom vardır. İnsanın kromozom sayısı ise 46'dır. 22'si çift otozom kromozomdur. İnsan hücresinde 1 çift de eşeysel kromozom bulunur ve toplam sayı 46 eder. Eşey kromozomları kadınlarda XX, erkeklerde XY dir.

Döllenme sırasında annenin yumurtasındaki 23 kromozom, babanın spermindeki 23 kromozomla birleşir. İşte bu 46 kromozom insanın yaşamında belirleyici rol oynar. Kromozomlarda yer alan ve sayıları 25 bin ile 30 bin arasında olduğu tahmin edilen genlerin oluşturduğu zincir, kişinin göz renginden boyuna, yaşam süresinden yakalanacağı hastalıklara kadar pek çok şeyi programlar. Bu genetik programlar, nükleotit denen (A, T, C, G) yapıların farklı dizilimleriyle şifrelenir.

Kromozom kısaca anlamı, tanımı:

Bölünme : Bölünmek işi. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda.

Kromatin : Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde.

Canlı : Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Canı olan, diri, yaşayan.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Homolog kromozom : Biri anadan diğeri babadan gelen ve aynı gen çiftine sahip kromozom.

Krom : Bu elementten yapılmış. Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr).

Parça : Müzik eseri. Nesne. Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz.

Ayrılma : Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi. Ayrılmak işi.

Birey : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık.

Aktarılma : Aktarılmak işi.

Kıvrık : Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş.

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Kumaşta düz çizgi. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey.

Kalıtımsal : Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Kromozom anormallikleri : [Bakınız: kromozom bozuklukları] Kromozomların embriyo gelişimini değiştirebilen yapılarında veya sayılarındaki düzensizlikler.

Kromozom bozuklukları : (Yun. chroma: renk; soma: vücut; aberrare: sapmak) Genetik maddenin delesyonu, kopyalanması ya da yeniden düzenlenmesi esnasında ortaya çıkan kromozom içinde ya da kromozomlar arasındaki anormallikler. Kromozom aberasyonu, kromozom anormallikleri.

Kromozom çatısı : (Yun. chroma: renk; soma: vücut) Kromozomlardan histonların uzaklaştırılması ile meydana gelen ve kardeş kromatit şeklini gösteren proteinsi yapı.

Kromozom garnitürü : (biyoloji) Genom n sayıdaki bir seri kromozom.

Kromozom indirimi : Erkek ve dişi üreme hücrelerindeki kromozomların birleşmeden önce eşit ikişer parçaya ayrılması ve bu yarımlardan birer tanesinin birleşerek dölüt hücresini oluşturması.

Kromozom kaybı : (Yun. chroma: renk; soma: vücut) Hücre bölünmesi esnasında, yavru hücrelere geçmesi gereken bir kromozomun kaybolması ya da oluşan yeni hücreye ulaşamaması.

Kromozom köprüsü : (Yun. chroma: renk; soma: vücut) Genellikle kromozomlarda meydana gelen anormallikler sonucu oluşan, disentrik bir kromozomun iki sentromerinin karşılıklı kutuplara çekilmesi nedeniyle, anafaz kromozomlarının birbirinden uzaklaşan grupları arasında oluşan köprü. Bu tür yapılarda, asentrik kromozom parçaları mevcuttur.

Kromozom mutasyonu : (Yun. chroma: renk; soma: vücut) Kromozomların sayı ve yapısında, trizomi, duplikasyon, kopma, dönme, eklenme vb. olaylarla ortaya çıkan değişiklikler. Kromozom sayı ve yapısında, kopma, dönme, eklenme v.b. ile ortaya çıkan değişmelerin sebep olduğu kalıtsal değişiklikler.

Kromozom mütasyonu : (zooloji)

Kromozom takımı : (Yun. chroma: renk; soma: vücut) Belli bir genomu temsil eden kromozom grubu, n sayıdaki bir seri kromozom.

Diğer dillerde Kromozom anlamı nedir?

İngilizce'de Kromozom ne demek? : n. chromosome

Fransızca'da Kromozom : chromosome [le]

Almanca'da Kromozom : n. Chromosom

Rusça'da Kromozom : n. хромосома (F)