Chromosomes türkçesi Chromosomes nedir

Chromosomes ingilizcede ne demek, Chromosomes nerede nasıl kullanılır?

Chromosomes type : Kromozomların üzerindeki sentromerlerin yerine göre gruplandmlması. sentromerin kromozomun tam ortasında bulunmasıyla kromozomu iki eşit kola ayırdığı v şeklindeki metasentrik kromozomlar, kolların eşit olmadığı l şeklindeki submetasentrik kromozomlar, sentromerin uca yakın bulunduğu i şeklindeki akrosentrik kromozomlar, sentromerin en uçta yer aldığı ı şeklindeki telosentrik kromozomlar olarak graplandırılırlar. Kromozom tipleri.

Lampbrush chromosomes : Tüp fırçası kromozomları. Birçok omurgalının primer oositlerinin karakteristik kromozomu. ışık mikroskobunda her kromozomun ana ekseninden yanlara uzanan ve üzerinde rna kopyalaması yapılan, yüzlerce ilmek çiftinden kaynaklanan şişe fırçası görünümündeki kromozomlar. dev kromozomlar.

Polytene chromosomes : İki kanatlı (diptera) larvalarının tükrük bezi, bağırsak, trakea, yağ dokusu, malpighi tüpçükleri gibi kısımlarındaki vücut hücrelerinde görülen, normal kromozomlardan 1000 kat daha büyük, kromozomların endomitozla peş peşe replikasyonu sonucu oluşan 2000 u kadar boyda normal kromozomlardan çok daha büyük olan kromozomlar. dev kromozomlar. Politen kromozomları.

 

Chromosome aberrations : Kromozom anormallikleri. Kromozomların embriyo gelişimini değiştirebilen yapılarında veya sayılarındaki düzensizlikler. Kromozom sapmaları.

Chromosome analysis : Kromozom analizi.

Chromosome mutation : Kromozom mütasyonu. Kromozomların sayı ve yapısında, trizomi, duplikasyon, kopma, dönme, eklenme vb. olaylarla ortaya çıkan değişiklikler. Kromozom mutasyonu.

Acrocentric chromosome : Sentromeri bir uçta olan ve mitoz veya mayozda sopa ya da i şeklinde görülen kromozom. Akrosentrik kromozom.

Acentric chromosome : Mitozda veya mayozda kutuplara göç edemeyen sentromersiz kromozom veya kromozom parçası. akinetik kromozom. Asentrik kromozom.

Chromosome sexuel : Eşem kromosomu.

Chromosome number : Kromozom sayısı.

İngilizce Chromosomes Türkçe anlamı, Chromosomes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chromosomes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Telocentric chromosome : Telosentrik kromozom. Sentromer kromozomun bir ucuna çok yakın olduğu için sopa şeklinde olan kromozom.

Cistron : Sistron. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir genin bildirilebilen en alt ünitesi. Bir tek polipeptidi kotlayan genetik birim.

Acentric chromosome : Mitozda veya mayozda kutuplara göç edemeyen sentromersiz kromozom veya kromozom parçası. akinetik kromozom. Asentrik kromozom.

Chromatid : Kromatit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücre bölünmesinin profaz ve metafaz safhasında ortaya çıkan ve kromozomu teşkil eden dna maddesinin kendini eşlemesi sonucu oluşan, sentromer ile bağlı iki iplikten her biri. bölünmenin anafaz safhasında ayrılarak oğul kromozomlara geçerler. Mitozda ayrılma öncesi iki katına çıkmış dna molekülü. Kromatid. Renkli topak.

 

Metacentric chromosome : Sentromeri tam ortada veya ortaya yakın olan kromozom. Sentromeri ortada bulunan ve bu nedenle kromozom kolları birbirine eşit olan, v şeklinde gözüken kromozom. Metasentrik kromozom.

Anat chromosoma : Hücre bölünmesi anında kromatin ipliklerinin kısalıp kalınlaşmasıyla ortaya çıkan, üzerinde her türde belli sayı ve biçimde genleri taşıyan, dna molekülü ve onun yardımcı proteinlerini içeren, ışık mikroskobunda incelenebilinen ve sentromerlerin bulunduğu yere göre metasentrik, submetasentrik, akrosentrik ve telosentrik kromozomlar olarak adlandırılan koyu renkli cisimcikler.

Chromosome : Kalıtım ipliği. Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir. Soyaktaran. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı. Kromosom.

Body : Grup. Ceset. Karoser. Miktar. Hacim. Vücut. Birlik. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Kütle. Kuruluş.

Kinetochore : Kinetokore. Kinetokor. Kromozomun sentromeri içinde bulunan, mayoz ve mitozda yardımcı bazı proteinlerle iğ mikrotüpçüklerine bağlanan, yoğun boyanan özelleşmiş bölge.

Gene : Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası. Gen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Kalıt. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı.

Chromosomes synonyms : somatic chromosome, nucleolus organiser, nucleolar organiser, karyon, nucleolus organizer, chromatin granule, nucleolar organizer, autosome, centromere, cell nucleus, acrocentric chromosome, nucleus, chromatin, sex chromosome, factor, telomere.