Krom nedir, Krom ne demek
Krom; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)

- Bu elementten yapılmış.
"Krom" ile ilgili cümle örnekleri
- "Krom kaplama."
Kimya'daki anlamı:
Simgesi Cr, atom ktlesi 51,996 g, atom numarası 24, yoğunluğu 7,1 g/mL, e.n. 1615 °C olan, gümüş beyazında katı kırılgan, suda çözünmeyen fakat asitlerde yavaş çözünen 1797de Vavguelin tarafından bulunan,genellikle kromit şeklinde bulunan korozyona dayanık bir element. alaşımlarda ve bazı çeliklerde kullanılır. Bileşikleri (kromatlar) zehirlidir ve çok renklidir. Cr II mavi, Cr III mor, kromit yeşil, kromil kırmızı, kromat sarı, bikromat turuncudur.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Organizmada kolesterol seviyesinin düşmesi, yağ üretiminin azalması, karbonhidratların daha iyi değerlendirilmesi için gerekli olan, eksikliğinde kilo kaybı, perifer sinir hastalığı ve şeker hastalığı benzeri belirtilere yol açan mineral.
Bilimsel terim anlamı:
Sert, ak renkli, demire benzer, paslanmaz çeliklerin en önemli bileşeni olan yüksek yenime dirençli metal. A. A. 52.01, A.S. 24, Ö. A. 6.92, E.S. 1615° C.
İngilizce'de Krom ne demek? Krom ingilizcesi nedir?:
chromium, chrome
Fransızca'da Krom ne demek?:
chrome
Krom hakkında bilgiler
Metalik bir element olan Krom'un atom numarası 24, atom ağırlığı 51.996'dır.
Krom çok sert olması ve erime noktasının 1857 °C olması nedeniyle, metallere sertlik sağlanması ve zırhlı araç yapımı için kullanılır. En önemli kullanım alanı Ni ile beraber paslanmaz çeliklerdedir. Oluşturdugu kromoksit tabakası çelik yüzeyini film tabakası gibi kaplar ve kimyasal korozyona karşı dayanıklılık sağlar.
Krom doğada +3 yüklüdür, indirgenme reaksiyonuyla +6 değerlik alır. Toz formdaki krom, deri tabaklamada uzun yıllardır kullanılmaktadır. Deriye uzun süre dayanma özelliği kazandırır. Ayrıca 118 elementten 24. sıradadır. Latincesi Chromium'dur ve simgesi Cr'dir.
Krom kandaki şekerin hücrelere aktarılmasına yardımcı olur. Krom yer fıstığı, yumurta sarısı, peynir, üzüm suyu, maya, istiridyede bulunur. Kemiklere de faydası vardır.
Krom anlamı, kısaca tanımı:
Atom : Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.
Numara : Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Ölçü. Hile, düzen, dalavere, yalan. Öğrenciye verilen not. Eğlendirici oyunlardan her biri.
Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.
Kromaj : Metal yüzeyleri kromla kaplama işlemi. Bu işlemle kaplanmış yer.
Kromatik : Yarım tonlardan oluşan (ses dizisi). Kromozomlarla ilgili. Renkser.
Kromatik iplik : Karyokinez sırasında kromatin maddesinin iplik biçimindeki durumu.
Kromatin : Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde.
Kromatit : Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri.
Kromatofor : Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.
Krome : Kromdan yapılmış veya kromla kaplanmış.
Kromlu : Birleşiminde krom bulunan.
Kromoplast : Değişik renkler taşıyan kromatofor.
Kromosfer : Renk yuvarı.
Kromotropizm : Canlı bir varlığın, belli renkte bir nesneye doğru yönelme hareketi.
Kromozom : Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.
Homolog kromozom : Biri anadan diğeri babadan gelen ve aynı gen çiftine sahip kromozom.
Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Artmış, çoğalmış bir durumda olan.
Dayanıklı : Metanetli, metin, mütehammil. Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil.
Hava : Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Çevreyi kuşatan boşluk. Keyif, âlem. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Çekicilik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Gökyüzü. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik.
Oksitlenme : Oksitlenmek işi, yükseltgenme.
Metalik : Metal gibi parlak olan. Madenden yapılmış, madenî. Madensel, madenle ilgili.
Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Gönül kırıcı, katı, ters. Titizlikle uygulanan, sıkı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen.
Erime : Erimek işi.
Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
Krom alaşımı : Kromun öteki elementlerle yaptığı krom temelli alaşım.
Krom amonyum sülfat : Formülü CrNH4(SO4).12H2O, e.n. 94 °C olan , suda çok, alkolde az çözünen, yeşil toz ya da koyu mor kristaller halinde bir tuz.
Krom bakır : Bileşiminde % 8 krom bulunan ve yaşlanmayla sertleşen bir bakır alaşımı.
Krom boyası : En önemlisi sodyum dikromat olan ve krom boyası Mordan olarak kullanılan bir krom bileşiği ile yünü boyamakta kullanılan asit boyalarının bir sınıfı.
Krom çeliği : [Bakınız: paslanmaz çelik. %13-30 oranında krom içeren, karbon içeriği düşük, demir] En önemli beleşeni krom olan, karşıyenim özellikli, ikincil sertleşmeli çelik. (kimya)
Krom dioksit : Formülü Cr2O2 olan potasyum dikromatın sodyum tiyosulfat ile indirgenmesi ile elde edilen kuvvetli elektromagnetik özellik gösteren ses kaydetmede kullanılan ve siyah toz halde yarı iletken bir malzeme.
Krom dökme demiri : Temel alaşım elementi krom olan ve karşıyenim özellikli dökme demir.
Krom emdirme : [Bakınız: kromlama]
Krom kaplama : Genellikle yenime karşı korumak ve güzel bir görünüş vermek ereğiyle, metal yüzeyleri, kromla kaplama işlemi.
Krom kaplı : Krom kaplama işlemi uygulanmış olan.
Diğer dillerde Krom anlamı nedir?
İngilizce'de Krom ne demek? : [KROM] adj. crooked, curved, bent, bandy, sinuous
v. bend, curve, crook
n. chrome, chromium
Fransızca'da Krom : chrome [le]
Almanca'da Krom : n. Chrom
Rusça'da Krom : n. хром (M)

Bu kısımda Krom nedir? Krom ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Krom tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Krom hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.